mahmutkutun1

“HAYATA SEYİRCİ KALMAK İSTEMİYORUZ”

Mahmut Kutun’u 2012’nin son günlerinde tanıdım. Bir hayırseverin bağışladığı akülü sandalye veriliyordu kendisine… Çok mutlu olmuş, daha özgür olacağını düşünüyordu. İstediği her yere gidebilecekti, yalnız başına… 47 yaşındaki Mahmut Kutun, 17 yıl önce geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle, hem yürüme hem de konuşma zorluğu çekiyor. Mahmut Kutun annesiyle bir binanın üçüncü katında oturuyor. Binada asansör yok. 3. kattan sokağa inmek bir kâbus… Destekle de olsa zar zor aşağıya inebiliyor. Bir şekilde akülü aracı da indiriliyor. O karşılaşmamızda “OPTİMUM AVM’ye gitmek istiyorum” demişti. Neden dediğimde ise “Hiç gitmedim, gidemedim. Görmek istiyorum. İnsanlar orada neler yapıyor, nasıl zaman geçiriyor. İnsanların arasına karışmak istiyorum. İnsanlarla birlikte olmak istiyorum” demişti… Mahmut Kutun’u yalnızlığıyla baş başa bırakıp gitmek üzereyken de “Engelsiz olanların yaptığı ve yapmak istediği her şeyi ben de yapmak istiyorum” demiş ve güçlükle de olsa eklemişti: “Bir insanı mutlu etmek bu kadar kolay işte. Engellileri de düşünmek lazım. Engellilerin de insan olduğunu unutmayalım lütfen.”

OPTİMUM AVM’den Baybars Kümbetli, yaptığımız görüşmede Mahmut Kutun’u misafir etmekten mutluluk duyacaklarını söylediğinde, ben de en az Mahmut Kutun kadar sevindim. Özel araçla alınarak OPTİMUM AVM’ye getirilen Mahmut Kutun önce biraz soluklandı. Sonra da terastan manzarayı izledi, çayını yudumlarken…

İnsanları tanımak çok önemli Şu anda neler hissediyorsun dediğimde “İnsanları tanımak çok önemli bir şey. İnsan bir duyguyu ilk kez tadar da heyecanlanmaz mı? Heyecanlıyım, hem de çok heyecanlıyım” dedi gülümseyerek… Avşar Sinemaları’nda vizyona yeni giren “Mutlu Aile Defteri” adlı filmi izledik. En son 15 yıl kadar önce “Er Ryan’ı Kurtarmak” adlı filmi sinemada izlemiş. 15 yıl aradan sonra ilk kez sinema koltuğuna oturdu. Bir filmi sinema salonunda izlemeyi özlediğini, mutlu olduğunu söyledi. Küçük bir yemek ve dinlenme arasından sonra geziye devam edildi. Mağazaların vitrinlerini inceledi bir süre, çeşitli sorular sordu…

“Kendimi sokaklara atmak istiyorum” Giriş katta ilgisini çeken bir standın önüne giderek incelemeye başladı. Raflarda ziyaretçilerin getirdiği okunmuş kitaplar bulunuyordu, ihtiyacı olan alsın diye… Bütün rafları inceledi tek tek. Zülfü Livaneli’nin iki romanıyla Arif Damar’ın bir şiir kitabını aldı. “Kitaplar can yoldaşım, yalnızlığıma arkadaş” dedi sevinçle, kitaplarına sevgiyle bakarak ve ekledi: “Dünya bir tiyatro sahnesidir. Herkes çıkıp, rolünü iyi yapmaya çalışır. Benim ömrüm de böyle geçiyor işte… Evdeyim. Bazen kendimi sokaklara atmak istiyorum. Yaşamın ortasına bırakmak istiyorum kendimi. Ama ne çare… Diyelim ki bir şekilde arabamla evin önüne çıktım. Ama o çıkış sürecini bir de bana sorun. Her şey dışarı çıkmakla bitmiyor, aksine başlıyor. En fazla evin 50 metre uzağına kadar gidebiliyorum. Evin hemen karşısındaki parka gitmek bile kâbus. Araçlar kaldırıma park ediyor. Ben de yolun ortasından gitmek zorunda kalıyorum. Bu durum da beni korkutuyor. Parka gidecek cesareti kendimde bulamıyorum. Bu nedenle de zevk alamıyorum. Çünkü yapmak istediğim şeyleri yapacak bir ortam yok. Bu da tüm neşemi, keyfimi kaçırıyor. Çevremde yaşıtım da yok. Gençlerle paylaşacak fazla şey bulamıyoruz. Keşke yaşıma uygun daha çok insan olsa. Yakınlarda bulunan Nar Cafe’ye gitmeye çalışıyorum ara sıra. Ataşehir Belediyesi yetkililerinden rica ediyorum. Kız öğrenci yurdunun karşısındaki parka yalnız başıma gidip geleceğim bir yapı oluşturulsun. Emin olun şu söylediklerimde abartmıyorum: İnsanlar engellileri fazla sevmiyor, hemen sıkılıyorlar. Engelliler yük geliyor onlara galiba. Engelli insana sorunlu insan gözüyle bakıyorlar.”

“İnsan içine çıkmak istiyoruz”

Bu kez de kahve molası veriyoruz. Şekerli kahvesini içerken laflamaya devam ediyoruz. Sizin aracılığınızla Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’ye seslenmek istiyorum diyor ve ekliyor Mahmut Kutun: “Belediye Başkanımız Battal İlgezdi’yle görüşmek isterim, ama öyle ayaküstü değil, uzun uzun…”

Engellilerin kolayca kullanabileceği yollar yapılmasını, parklara giriş çıkışların kolaylaştırılmasını isteyen Mahmut Kutun bakın daha neler dedi: “Belediye konserler, tiyatro gösterileri düzenliyor. Ne güzel… Ama engellileri de unutmasın. Bizler için de en azından ayda bir konser, sinema, tiyatro gösterisi düzenlesin. Benim gibi kendi imkânlarıyla gidemeyecek kişileri de oraya ulaştırsın. Pencere kenarında oturup, hayata seyirci kalmak istemiyoruz. Biz de insan içine çıkmak onlarla birlikte olmak istiyoruz. Yaşadığımızı hissetmek istiyoruz. Belediyemiz bizlere de sahip çıksın. Yapılan hizmet kadar gönül almak da çok önemli. Bize özel olduğumuzu hissettirsin. Bu durum bizi çok sevindirir. Hiçbir şey insandan daha önemli değildir. Biz artık sevgi insanı olduk. İstesek de istemesek de bizim yaşam kalitemiz düşük. Bu kaliteyi sosyal yaşamın içinde olarak yükseltebiliriz. Önemli olan insana hizmetse biz buradayız, hizmet bekliyoruz.”

“Aslolan insana değer vermek”

Mahmut Kutun, eve gitme vakti geldiğinde biraz üzüldüğünü de söylemeden geçmedi. Özellikle Ataşehir’de Gündem Gazetesi’ne, OPTİMUM AVM yetkilileri Aybars Kümbetli, Özge Ardalı’ya ve gezi boyunca kendisine eşlik eden Selim Bey’e teşekkür ederek “Bugün OPTİMUM’da çok güzel bir gün geçirdim. İmkânlarımı zorlasaydım mutlaka buraya gelebilirdim. Ama sizin tarafınızdan davet edilmek, ağırlanmak beni çok mutlu etti. Önemli olan ben değilim. Benim durumumda başka birisi de olabilirdi. O arkadaşımı da ağırlıyor olabilirdiniz. Asıl güzel olan düşünceniz, insana değer vermeniz. Benim için mutluluğun resmi bu” dedi. Mahmut Kutun söylediklerinin, anlattıklarının sadece kendi sorunu olmadığını bu sorunları yaşayan milyonlarca engelli olduğunu da ısrarla belirtti: “Ben durumum gereği çalışamıyorum. Ancak çalışmak zorunda olan milyonlarca engelli var. En büyük sorunlarımızdan biri de yapabileceğimiz iş bulamamak. Anlattıklarım yalnızca benim değil hepimizin sorunu… Aynı şekilde isteklerim de yalnızca benim isteklerim değil, benim durumumda olan milyonların istekleri. Lütfen sorunlarımıza çözüm bulun.”