FFFDKKDK

 

Ataşehir Belediye Meclisi Aralık ayı ikinci toplantısında CHP'li Meclis Üyesi Tuğba Dönmez'in iktidarı işaret eden konuşması masa yumruklattı!

 

 Aralık ayının ikinci meclis toplantısında gündem dışı  söz alan Tuğba Dönmez, kadın cinayetlerine, kapatılan fabrikalara, işsizliğe, kapitalizmin en acı ayağı olan maden işçilerine karşı hak arayış ve hesap sorucu konuşması Ataşehir Belediye Meclisi koltuklarında oturan Ak Partili meclis üyelerinin tepki vermesine yol açtı.

 

Tuğba Dönmez'in Türkiye gündemini özetlediği konuşması üzerine Ak Parti Meclis Grup Başkanı Naim Yağcı; "özür dilemesi gerekiyor" diyerek meclis başkanını görevini yapmadığını ve bu tarz konuşmalarının burada yeri olmadığını iktidarı eleştiremeyeceğini içeren açıklamalarda bulundu.

 


5 Aralık Kadın Hakları Günü dolayısıyla kürsüde konuşan Dönmez, AK Parti’nin iktidar süreci içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetler sonucunda kadın cinayetlerinin yaşanmaya devam ettiğini ve  kadın  cinayetlerinin görmezden gelindiği yönünde iddialarda bulundu. Ataşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi Tuğba Dönmez'in bu çıkışı mecliste  AK Parti grubuna "Gündem Ataşehir’i aştı.” dedirtti.

 

Ataşehir Belediyesi’nin Aralık ayı meclis toplantısının ikinci birleşimi 5 Aralık saat 17:00’da gerçekleştirildi. Mecliste gündem dışı söz alan ve tartışmalara damgasını vuran isim ise Cumhuriyet Halk Parti’li (CHP) Meclis Üyesi Tuğba Dönmez oldu. CHP’li  Dönmez,  Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) iktidarının faaliyetleri sonucunda kadın cinayetlerinin yaşanmaya devam ettiği iddiasında bulundu. Tuğba Dönmez'in açıklamalarıyla beraber gündem dışı başka bir gelişme de  AK Parti grubunun kardeş kentlere ilişkin önerge vermesi olarak gelişti.

 

CEREN ÖZDEMİR CİNAYETİ

 

Ataşehir Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi  Esma Ersin, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nü kutlayarak başladığı konuşmasında; “’Siyasi hikayelerimizin başarılı kadınlarının sırrını bir cümleyle özetleyin diye sorsalar kadınların demokrasi ve siyasetle buluşturmayı başarmış olmamdır.’ diyen Cumhurbaşkanımız sayın  Recep Tayyip Erdoğan’a ve ‘Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyorum. Böyle bir günde içimiz yanarak bir Goncagül daha dalından koparıldı. Ceren Özdemir’i rahmetle anıyorum. Bir daha bu tarz cinayetlerin, kadına yönelik şiddetin olmamasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

 

 

TUĞBA DÖNMEZ: "AKP İKTİDARI DÖNEMİNDE EN AZ 1754 MADEN İŞÇİSİ HAYATINI KAYBETTİ"

 

 

Ataşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi Tuğba Dönmez ise, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü hatırlatarak; “Maalesef maden işçileri hala kapitalizmin vahşi koşullarında çalıştırıldıklarından 4 Aralık onlar için hâlâ bir kutlama değil, bir yas günü olmaya devam ediyor. AKP iktidarı döneminde en az 1754 maden işçisi hayatını kaybetti. Soma’dan Ermenek’e, Kozlu’dan Şirvan’a kaybettiğimiz yüzlerce canı saygıyla anıyoruz. Bütün bu cinayetlerden dolayı hesap veren yargılanan ne yazık ki tek bir patron dahi yok. Bu cinayetlere kader, fıtrat diyerek geçemeyiz. Madenler kâr amacı gütmeden devlet eliyle işletilmelidir. Daha da geç olmadan iş yasası, toplu sözleşme yeni bir çalışma düzenini kuracak yapısal düzenlemeler yapılmalıdır. 1754 sayısı sadece bir sene tarifi değil son 17 yılda kaybettiğimiz maden emekçilerinin ölüm sayısıdır.” ifadelerini kullandı.

 

 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü ve Türkiye’deki kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmalarının 85. yıl dönümüne ilişkin de konuşan CHP’li Dönmez; “Türkiye’deki kadınlar siyasi hakları için uzun yıllar mücadele verdiler. İlk adımı 1923’te Nezihe Muhittin önderliğinde ilk kadın partisi Kadınlar Halk Fıkrasını kurarak attılar. Mücadele sonuç verdi ve 1935’te meclise adımlarını attılar. 1935’te 17 kadın milletvekili parlamenter sistemine girdi. O yıllarda parlamentodaki kadın sayısıyla dünyada ikinci sırada olmayı başardı.” şeklinde konuştu.

 

“DİĞER BÜTÜN KADINLARIN BİLDİĞİ HİS GİBİ”

 

 “Ne yazık ki bugün, o çok övülen kadın temsiliyetinin oranına baktığımızda Türkiye 119. sırada yer alıyor. Daha önce   mecliste bu özel günle ilgili düşüncelerimi açıklamıştım. Konuşmamı yaptıktan iki gün sonra Ceren Özdemir Ordu’da katledildi. Ceren, akşam saatlerinde evine doğru yürüyor. Arkasında bir sapık katil var. Hafifçe arkasına doğru bakıyor, çünkü hissediyor. Diğer bütün kadınların bildiği his gibi… Biraz sonra kalbine bıçak saplanıyor. Onun yüzündeki korku ve dehşet ifadesi, işte şimdiki Türkiye’nin fotoğrafıdır.” 

 

 

 TUĞBA DÖNMEZ: "İSTEMEDİĞİNİZ TWEETLERİ ATIYOR DİYE YÜZLERCE İNSANI TUTUKLAYABİLİYORSUNUZ"

 

 

"Katilin ifadeleriyse kanımızı donduracak şekilde: ‘Kafamda birini öldürmek vardı. Bunun için yola çıktım. Aslında bir katliam yapmak istiyordum ama ancak bir bıçak çalabildim. Bir bıçak darbesiyle öldürebileceğim birini arıyordum. Ceren’i dört kilometre boyunca takip ettim. Fırsat bulduğumda onu öldürdüm.’  Şimdi kadın cinayetlerini namustur, şort giymiştir, eski sevgilisidir, kocasıdır diyerek temize çıkarmaya çalışan beyinlere sesleniyorum. Ceren Özdemir’in tek suçu bir bıçak darbesiyle yere yıkılabilecek olmasıydı. Katil 1 Aralık günü kaldığı açık cezaevinden çarşı iznine çıkmış ve bir daha geri dönmemiştir. Katil zanlısı daha önce bir çocuk öldürmüş, yıllarca bulunamamış. Hırsızlık yaparken gayri ihtiyari yakalanmıştır. Yirmiye yakın suç kaydı olan bu zanlı nasıl oluyor da yakalandıktan kısa bir süre sonra açık cezaevine geçebiliyor?” diye soran CHP’li Tuğba Dönmez; “Sadece düşünceleri, hayata bakış açıları biraz farklı, istemediğiniz tweetleri atıyor diye yüzlerce insanı tutuklayabiliyorsunuz. Yüzlerce siyasi hasta tutsak var. Çok zor şartlar altında hapishanede yaşamaya çalışan iktidarın tabiriyle siyasi suçlular varken nasıl oluyor da bir çocuğu öldürmüş katilin kaçabileceği şartlar oluşabiliyor? Bu katil nasıl oluyor da 48 saat boyunca aramızda elini kolunu sallayarak dolaşabiliyor? Örneğin Şule Çet intihar ettiği iddiası, yıllarca sürdü. Bir buçuk sene boyunca bu iddia üzerine kadınlar direnmeye devam etti ve ancak bir buçuk yıl sonra katile gerekli hüküm verildi." dedi.

 


 

"BİZ SÜREKLİ ÖLDÜRÜLÜYORUZ"

 

Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmiş böyle bir günde, acılardan bahsetmeyi istemediğini de dile getiren CHP’li Meclis Üyesi Tuğba Dönmez; “Ben de ilçe belediyemizin kadınlara yönelik yaptığı çalışmaları anlatmak istiyorum. Kadın istihdamına yönelik yapmış olduğumuz çalışmalar kadının sosyal hayatta daha aktif hale getirmiş olduğumuz çalışmaları anlatmak istiyordum. Fakat biz sürekli öldürülüyoruz ve ben bunları anlatmak zorunda kalıyorum. Ben de bu kürsüyü sadece kadın cinayetlerini anlatmak için kullanmak istemiyorum. Başka şeyler anlatmak istiyorum. Benim de başka dertlerim var."

 

TUĞBA DÖNMEZ: "İKTİDAR GİRMİŞ OLDUĞU GÜÇ KAYBETME PARANOYASINDAN KURTULMADIĞI SÜRECE BİZLER ÖLDÜRÜLMEYE DEVAM EDİLİYORUZ."

 

"İktidar kendini var etmek için elinden gelen her şeyi yapıyor ama emniyete 23 kere suç duyurusunda bulunan Ayşe Tuğba Arslan’ın boşandığı kocası tarafından öldürülmesini engelleyemiyor. İktidar girmiş olduğu güç kaybetme paranoyasından kurtulmadığı sürece bizler öldürülmeye devam ediliyoruz. Artık ülke içinde gerçekleşen vakaları inceleyin. Ülkedeki toplumsal acıları görmezden gelmeyin. Kendi yarattığınız, satın aldığınız medya kanalları ile güzel tablolar ifşa etmekten vazgeçin.” dedi.

 

CHP’li Dönmez konuşmasına devam ederken, mecliste AK Parti sıralarından sesler yükseldi, üyeler masalara vurmaya başladı.

 

CHP’li Tuğba Dönmez tepkilere rağmen devam ederek: “Bizleri dinlemeye ve anlamaya çalışın. Yoksa bugün İstanbul’u kaybettiğiniz gibi kaybetmeye devam edeceksiniz.” dedi.

 

AK PARTİLİLER CHP’Lİ DÖNMEZ’İN ÖZÜR DİLEMESİNİ İSTEDİ

 

AK Partili Meclis üyeleri, CHP’li Tuğba Dönmez’den özür dilemesini istedi. AK Parti Grup Başkanı  Mustafa Naim Yağcı, Belediye meclis toplantısı Başkanvekiline, CHP’li Tuğba Dönmez’in konuşmaya devam etmesine yönelik olarak; “Siz müdahale etmezseniz biz müdahale etmek zorunda kalırız.” dedi.

 

Tepkiler devam ederken konuşmasını sürdüren CHP’li Tuğba Dönmez;“İlçe Belediyemize yüzlerce iş başvurusu yapılıyor. İBB’ye yaklaşık iki yüz elli bin iş başvurusu yapılmış durumda. Bu çok acı bir tablodur. Fabrikaları kapattık, üretimi durdurduk… İstanbul’un bütün kanallarını kapattınız. Şimdi bunun üzerinde Kanal Projesi’ni inşa etmeye çalışıyorsunuz.” ifadelerini  kullandı.

 

“BU ATAŞEHİR’İN GÜNDEMİ DEĞİL”

 

AK Parti sıralarından CHP’li Dönmez’e “Bu Ataşehir’in gündemi değil, bizim gündemimiz değil.” şeklinde tepkiler yükseldi.

 

CHP’li Tuğba Dönmez; “Bizler sosyal demokrat parti temsilcileri olarak sizin aksinize doğruları söyleyeceğiz.” diyerek kürsüden indi.

 

 

 

“BURADA AHKAM KESEMEZLER”

 

CHP’li meclis üyesi Dönmez’e tepkisini bildirmek için söz alan AK Parti Meclis Grup Başkanı Mustafa Naim Yağcı; “Meclis üyesi olmak, kimseye hadsizlik yapma yetkisini vermez. Ülkenin hükümetine burada tahkir edecek, hükümeti itham altında bırakacak ifadeler kullanma hakkı vermez. Bir kere meclisin saygınlığına, herkesin dikkat etmesi gerekir. Bu mecliste defaatle dile getirdik. Diyarbakır annelerinden bahsettik. Dağa kaçırılan çocuklardan bahsettik. Teröre terör diyemeyen, şehit olurken burada ağzını açıp cümle kuramayanlar, gelip burada ahkâm kesemezler. Kadın şiddet ve cinayetlerinden bahsediyor. Bizim medeniyetimiz, ülkümüz, geçmişimiz, tarihimiz bırakın kadını zerre canlıya zarar vermeyi haram saymıştır. Kişilerini kendi nefsani şeylerini, cinayet arzularını gelip burada bir sınıfa, hükümete mal etmek, hadsizliktir.” dedi.

 

CHP’li Tuğba Dönmez, “ Her gün bir kadın cinayeti gerçekleşiyor.” diyerek araya girdi.

 

AK Parti’li Yağcı şöyle devam etti: “Cinayeti savunan mı var, kimi suçluyoruz?”

 

Tartışma üzerine söz alan Ataşehir Belediyesi CHP Meclis Grup Başkanı  İlhami Yılmaz;  “Kadın haklarıyla ilgili olarak arkadaşımız çıktı konuşmasını yaptı. İçerisine serpiştirmiş olduğu birkaç şeyden dolayı hakikaten bu konuyla ilgili olarak duygusal bir konuşma yapmış olabilir. Bugünün 5 Aralık olması hasebiyle kadın haklarına yönelik bir konuşma yaptı. Biraz önce sizden de bir arkadaş konuştu, kimse müdahale etmedi.” dedi.

 

“MESAJLAR SATIR ARALARINDADIR.”

 

Yılmaz'ın konuşmasında araya giren Yağcı; "Mesajlar satır aralarındadır.” dedi.

 

İlhami Yılmaz ise şöyle devam etti: “Kadına yönelik şiddet, var gücüyle devam ediyor. Arkadaşımızın duygusal konuşması buradan kaynaklanıyor. Bunun örneklerinden birini anlatıyor. İnsanın içi parçalanıyor. Bizim de çocuklarımız var. Önümüzde 2016’da  10 Aralık’ta Beşiktaş Stadı’nda düzenlenen bombalı saldırı sonucu 36 emniyet mensubu ile yedi sivil vatandaşımız hayatını kaybetti. Terörü, her zaman burada kınıyoruz. Kimse bunu başka türlü algılayamaz.” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

“HEDEF GÖSTEREN BİR KONUŞMA”

 

AK Partili Yağcı; “Burası Ataşehir Meclisi. Sayın başkan yumuşatmaya çalışıyor, anlıyorum. Ancak duygusal bir konuşma değil, hedef gösteren bir konuşmadan bahsediyorum. Ceren kardeşimizin cinayete kurban gitmesi bir insanın içini acıtmıyorsa zaten o insanlıktan nasibini almamıştır. Sözlerimizi ölçerek, biçerek konuşmamız lazım. Bu ülke çok şehit verdi. Nice evlatlarımız nöbette, ülke safhında teröre karşı mücadele verirken acıyı bütünüyle hissetmemiz lazım. Ataşehir Belediyesi'nin başkanısınız, mecliste uyumlu bir çalışma gerçekleştirilecekse kürsüde yapılan haddini aşan konuşmalara başkanlık koltuğunuzda siz yapmalısınız.” şeklinde konuştu.

 

ÖNEMLİ GÜNLER KUTLANDI

 

AK Parti Meclis Grup Başkanı Mustafa Naim Yağcı, “27 Aralık 1937 edebiyat, cumhuriyet ve fikir tarihimizin önemli bir ismi, Kurtuluş mücadelesinin önemli isimlerinden olan Mehmet Akif Ersoy’un ölüm yıl dönümü. Kurtuluş Savaşı şairi, fikir öncüsü ve konuşmalarıyla milletimizin birliğinin ve Kuvay-i Milliye ruhunun gelişmesi noktasında mücadele veren İstiklal şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’u şükranla yâd ediyoruz. Sarıkamış Harekâtı’nın yıldönümü, Kurtuluş Savaşı’nda şehit olan askerlerimizi minnetle anıyorum.” dedi.

 

Hareretli konuşmaların ardından Ataşehir'in gündemi için hazırlanmış olan 15 madde, tüm üyeler tarafından oy birliğiyle komisyona gönderildi.

 

Böylece 11 yıllık Ataşehir Belediyesi’nde uzun süre sonra ilk defa gündemin tüm maddeleri oy birliğiyle kabul edilmiş oldu.

 

ATAŞEHİR'DE GÜNDEM