kriz-vatandaşı-fiyat-araştırma-uzmanı-yaptı

Türkiye’de alışveriş yapmanın en çok kullanılan yolu olarak fiyat araştırması görülüyor. Vatandaşlar aldıkları gıdanın içeriğinden çok fiyatına bakıyor. Ekonomik kriz sonucu alım gücü düşen vatandaşların sayısının da artmasıyla birlikte alışveriş yapmadan önce market market dolaşanların oranı yüzde 72'den yüzde 87'ye çıktı. Tüketici ayrıca internet üzerinden de fiyat karşılaştırması yapıyor. 

 

Türkiye’de hâkim ekonomik kriz nedeniyle vatandaşlar harcadıkları her kuruşun hesabını yapıyor. Yağı başka, bulguru başka marketten satın alıyor. Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği (PLAT) Başkanı İmer Özer ‘e göre; alım gücü düşen her 10 tüketiciden 9’u uzun bir fiyat araştırması sonucunda harekete geçiyor.  Nielsen araştırması gösterdi ki; market alışverişinde kısıtlı harcama yapan tüketicinin oranı sadece bir yılda yüzde 15 arttı.  Nielsen tarafından yapılan araştırma, market alışverişleri için kısıtlı bir bütçeye sahip olan tüketici oranının son 1 yılda yüzde 73'ten yüzde 88'e yükseldiğini ortaya koydu. 

 

Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği (PLAT) Başkanı İmer Özer, tüketicinin artık fiyat odaklı bir alışveriş profiline geçtiğine işaret ederek, 10 tüketicinin 9'unun fiyat araştırması yaparak alışveriş yaptığını ve ucuz ürünleri denemeye eğilim gösterdiğini vurguladı. 2019'da raflardaki market markalı ürünlerin toplam satışlardan aldığı payın yüzde 30 büyüme kaydettiğini dile getiren Özer, özellikle çocuk bezi, kağıt grubu, süt ve yağ grubunda market markalı ürünlerin daha fazla tercih edilmeye başlandığını dile getirdi.

 

“SATIŞ HACMİ 60 MİLYAR TL’YE ULAŞTI”

 

Tüketicilerin yüzde 74'ü alışverişlerinde ulusal markalı ürünlerin fiyatlarını “private label” (PL) diye bilinen market markalı ürünlerle karşılaştırıyor. Bu ürünlerin satış hacmi 60 milyar TL'ye ulaştı.

 

“HER YERDEN FİYAT BAKIYOR”

 

Özellikle indirim marketlerinde satılan özel markalı ürünlerin oranının yüzde 50-70 arasında değiştiğini anlatan Özer, bu oranın ulusal zincirlerde ise yüzde 5-12 olduğunu dile getirdi. İndirim marketlerinin özel markalı ürünlerle büyük cirolara ulaştığını belirten Özer, “İnsanlar teknolojinin yardımı ile artık her yerden fiyat bakıyor” yorumunu yaptı.

 

“ENFLASYONU YÜKSELTECEĞİNİ HESAPLAMIŞSINIZDIR HERHALDE”

 

İmer Özer, Türkiye'nin markalaşması konusunda özel markalı ürünlerin bir engel yaratmadığını dile getirdi. “Siz bugün 6 TL'ye satılan bir ürünü kısıtlayıp 10 TL'ye ulaşan ürünün önünü açmaya kalktığınızda enflasyonun yükselmesine sağlanacak katkıyı hesaplamışsınızdır herhalde. Enflasyonun en büyük fren mekanizması PL” diyen Özer, market zincirlerinin PL'yi kendi bünyelerindeki bir şirkete devrederek, olası bir yasağın önüne geçebileceklerini dile getirdi.

 

MARKET MARKALI ÜRÜN ENFLASYONU

 

Market markalı ürün enflasyonunun Türkiye enflasyonundan farklılaştığını dile getiren İmer Özer, bu yıl indirim markalarında fiyat artışlarının yüzde 5'in üzerine çıkmadığını, pek çok ürünün ise 2019'da hiç fiyat artırmadığını dile getirdi. Özer bu rakamın 2018'de maliyet ve kur artışları ile birlikte enflasyonun yüzde 10'un üzerine çıktığını, 2019'da ise gerilediğini belirtti. 2019'da fiyatı en çok düşen ürünün havlu kağıt ve tuvalet kağıdı gibi kağıt ürünleri olduğunu dile getiren Özer, kuruyemiş, süt, maya gibi alanlarda tüketicinin hızlı şekilde market markalı ürünlere kaydığını belirtti.

KAYNAK : SÖZCÜ

ATAŞEHİR'DE GÜNDEM