psakd-15-olagan-genel-kurulu-2-gun-4-e1524488656911

 

 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 16. Olağan Genel Kurulu’nu yaptı. İki gün süren genel kurul Türkiye Barolar Birliği Salonu’nda gerçekleşti. Tartışmalı geçen divan kurulu konuşmalarına rağmen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül’ün; “Bugün 30 yılın en karanlık dönemini yaşamaktayız. Bunun için Alevilerin birliğe çok ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçiyoruz. Eğer birliği yakalayamazsak bir hiçiz” ifadeleri katılımcıları ortak paydada buluşturdu. Genel Kurul seçimlerinde, 562 delege oy kullandı. 5 oy geçersiz sayılırken, beyaz liste 178, sarı liste ise 384 oy aldı. PSAKD’nin yeni yönetimi Cuma Erçe’nin aday gösterildiği liste kazandı. Divan kurulunun tartışmaları tırmandırdığı yönetiminin yanı sıra konuşmacılar arasında en çok gençlerin ve kadınların ifadeleri toplantıya damga vurdu. “Gençlik gelecek, gelecek Pir Sultan” sloganları toplantı salonunda dakikalarca alkışlandı.

 

 

 Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 16. Olağan Genel Kurulu’nu yaptı. PSAKD’nin yeni yönetimi Cuma Erçe’nin aday gösterildiği liste kazandı. Seçim öncesi Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül söz aldı. Güzelgül, PSAKD’nin Alevi örgütleri içerisi de “Omurga” niteliği taşıdığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Üyesi olmaktan onur duyduğum PSAKD, Alevi hareketinin, hak mücadelesi konusunda tüm örgütlerin omurgasını oluşturur. Alevi kurumlarının ne zorluklar içerisinde kurulduğu bilinir. Bugün 30 yılın en karanlık dönemini yaşamaktayız. Bunun için Alevilerin birliğe çok ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçiyoruz. Eğer birliği yakalayamazsak bir hiçiz.” İki gün süren genel kurulda divan yönetimi ile konuşmacılar arasında sık sık tartışma yaşandı. Siyasi parti temsilcilerin yanı sıra çeşitli şehirlerden gelen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri kürsüye çıkıp söz almak istemesine ve konuşmacı olmak için isimlerini yazdırmalarına rağmen  divan kurulu, Alevilik felsefesinin en temeli olan hak anlayışını zaman zaman ihmal ederek katılımcıların bazılarına söz hakkı vermedi. Sıcak dakikaların yaşandığı genel kurulda salonda sık sık gençler tarafından ifade edilen “Gençlik gelecek gelecek Pir Sultan” sloganları atıldı. Alkışlarla desteklenen sloganlar ve kadın konuşmacıların ifadeleri de destek gördü. 

 

 “BİRİMİZİN KIRK, KIRKIMIZIN BİR OLMA RUHU İLE HEPİNİZİ SELAMLIYORUM”

 

 

Kurulda söz alan HDP Parti sözcüsü Ebru Günay Dersim Katliamı'nın yıldönümü sebebiyle yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başladı. Günay aynı zamanda birliktelik vurgusu yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Koçgirinin 100. yılındayız. Zarife’nin direnişi ile sizleri selamlıyorum” diyerek şunları aktardı:“Devletin inkarcı politikaları nedeniyle başta Alevi toplumunun bu topraklarda kendini ifade edebilmesi için hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Alevilerin talepleri bizim talebimizdir. Demokrasi İttifakı’nı güçlendirmeliyiz. Ancak o zaman ülke barışa yürüyecek. “Birimizin kırk, kırkımızın bir olma ruhu ile hepinizi selamlıyorum.”

 

Mamak Şube ve Kurul Divan Başkanı Fadime Türkyılmaz ise Anneler Günü hakkında verdiği mesajla şunları söyledi: “Kapitalizm bize bugünün anneler günü olduğunu söylüyor. Yolumuz Kadıncık Ana’dan, Ümmühan Gülsüm’den geçer. Evlenmek istemeyen, doğurmak istemeyen kadınları nereye koyacağız. O nedenle Kapitalizme karşı kadını savunmak lazım. Bugün salona baktığımda yine eşit olmadığımızı görüyorum. Kadınlar halen cemevlerinde bulaşık yıkıyor.” 

 

Konuşmaların ardından beyaz listenin adayı Onur Şahin sarı listeyle yarışan Cuma Erçe söz aldı. İlk olarak  Erçe, “Tüm şehit ailelerimizi de saygıyla selamlıyorum. Tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. Bizi önümüzdeki dönemde çok büyük tehlikeler bekliyor. Sadece Alevileri değil, siyasi iktidara yakın olmayan herkes tehlike altında. Ne yazık ki bugün örgütümüz istediğimiz noktada değil. Dün yaşanan tartışmalar uykularımızı kaçırdı. Ama geçmişe takılıp kalmayacağız” dedi.

 

 "ALEVİ KURUMLARI ÖNCÜ ÖZELLİĞİNİ YİTİRMİŞ DURUMDA"

 

“Geleceğe dair ne yapacağımızı konuşmak istiyorum” diyen Erçe, “Aleviler bu ülkede demokrasi mücadelesinin itici gücüdür. Aleviler çevre, kadın, genç, Gezi Direnişi gibi tüm hak mücadelelerinde vardı. Biz en dinamik gücüz. Ancak Aleviler bugün kendisine, sorunlarına yabancılaşmış durumda. Bu nedenle bundan 34 yıl önce kurulan Alevi kurumları öncü özelliğini yitirmiş durumda. Alevilerin temel taleplerini esas almak yerine kendi siyasi emellerinin peşinden koşanlar bu duruma gelmemize neden oldu. Bize çimento, tuğla verenin önünde eğilir olduk.” diye konuştu.

 

“HER CANIN SÖZ SAHİBİ OLDUĞU BİR YÖNETİM ANLAYIŞI OLUŞTURABİLİRİZ”

 

Erçe, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

 

 

“Düne kadar kendi lokmalarımızla var ettiğimiz kurumlarımız, değerlerimiz yok artık. Ellerinde Alevi, devrimci kanı olanlarla alışveriş yapılıyor. Yıllardır taleplerimizi gündeme getiriyoruz ancak hiçbir şey kazanamadık. Din dersleri kaldırılsın diyoruz ancak tüm dersler dini temellere büründürülmüş durumda. Söyleyecek çok sözümüz var.Herkes kim kazanacak derdine düşmüş durumda. Burjuva siyasetiyle aynı şeyi yapıyoruz. Hatalarımızla yüzleşeceğiz. Sen ben yok biz olmalıyız. Eğer olmazsak yeni katliamlar yaşamaya devam edeceğiz. Ben rızalık aldım da geldim. Bugüne kadar alışagelmiş oy verme süreçleri yaşanıyor. Merkez yönetim kurullarına ihtiyaç olmadan bu örgütü yönetebiliriz. Her canın söz sahibi olduğu bir yönetim anlayışı oluşturabiliriz. Her kurum kendi genel merkez üyesini seçebilir. Seçilen üyelerde kendi içerisinde görev dağılımı yapabilir. Demokrasi budur."

 

HAKLARIMIZI SÖKE SÖKE ALACAĞIZ

 

"Bu örgütü bu güne getiren tüm canlar çok kıymetlidir. Emeklerine sahip çıkıyoruz ancak yeniden inşayı da gerçekleştirmeliyiz. Avrupa’da Aleviler azınlık olmalarına rağmen birçok hak kazandılar. Selamlıyorum onları. Elbette ki Türkiye Avrupa değil. Ancak tüm kurumlarımızı bir araya getirip bir sinerji ortaya çıkarabilirsek o zaman taleplerimiz karşısında kimse duramaz. Her zaman direne direne kazandık. Haklarımızı söke söke alacağız. Vicdanlarınıza kulak vermenizi istiyorum. Buraya gelenler iki gün önce Karşıyaka Mezarlığı’na gitti. Denizleri, Mahirleri, İboları andı. İşte vicdanımız budur bizim. Kırklar Meclisi’nde herkes candır, eşittir, makam mevki yoktur. Bu vicdanlarla birlikte ayağa kalkacağız. İlk yapacağımız iş pirimizin yanına gideceğiz. İkinci, olarak Hünkarımızın mekanına gidip ikrar cemi yapacağız. Üçüncü olarak, şehitlerimizin yanına gideceğiz. Dördüncü olarak Onur kardeşimizi ziyaret edeceğiz. Bu örgütü tartışılan değil, tartışan örgüt haline getireceğiz. Kimseye ayrımcılık uygulamayacağız. Komisyonlar kuracağız. Yeniden süreli yayınlarımızı çıkaracağız. İnternet medyacılığımızı da geliştireceğiz. İHD gibi aylık hak ihlallerini raporlaştıracağız. Bu raporları Meclis’teki partilere ve demokratik kitle kurumlarına göndereceğiz. Mali disiplini şeffaflaştıracağız ve adil hale getireceğiz. Hukuksal olarak avukatlardan komisyon kuracağız. Kurumsallaşacağız. Bunu da ortak akılla yapacağız. Hesap veren bir yönetim oluşturacağız. Geri çağrılabilme hakkınız olacak. İstediğiniz zaman bizi geri çağırabileceksiniz.”

 

Genel Başkan adayı Onur Şahin ise konuşmasında şunları dile getirdi:

 

 

 

“Herkesi saygıyla selamlıyorum. Genel kurulların daha fazla bir araya gelmesi gerekiyor. Sorunlarımızı daha çok konuşmalıyız. Bunu yapabilecek kanallar açmalıyız. Bugün anneler günü. Şehit anneleriniz başta olmak üzere cumartesi annelerinin, devrimci demokrat annelerin ve tüm annelerimizin ellerinden öpüyorum."

 

"AKP FAŞİZMİNİ HEPİNİZ BİLİYORSUNUZ"

 

"Neredeyse tüm şubelerimizi gezdik. Bir çalışma programı oluşturduk. Kişisel gibi görülen birçok sorun aslında sistemsel. Kurumsallaşma yaratmalıyız. Kim gelirse gelsin kurum ön planda olmalıdır. Kurumlarımıza emek veren herkesi kutluyorum. Anlaşamadığımız konular çok oldu. İstifa noktasına geldik. Ama bu kimseyi kötü yapmaz. Çok büyük bir örgütüz. Alevi kurumlarının lokomotifiyiz. Potansiyelimiz çok fazla ancak bunu harekete geçiremiyoruz. AKP faşizmini hepiniz biliyorsunuz. Kayyumlar atanıyor. Bu zulümdür. AKP kendi Alevisini, Kürdünü yaratmaya çalışıyor. Emekçiler hiç olmadığı kadar eziliyor. Ancak Aleviler örgütlü değil. Alevi toplumu asimilasyon yaşıyor. Devlet yapıyor bunu evet ama bizim de kentleşme sorunumuz var."

 

"DEVLETİN BİZİ TANIMASI ÖNEMLİ DEĞİL"

 

"Kentlerde kurumsallaşma yok, örgütlenme yok. Kişiler sistemin ürünüdür. İnsanlarımız artık Alevilik kimliğini sahiplenmiyor. Bazı kendilerine Alevi diyenler Sünnileşmiş durumda. Kurumlarımız net olmalı. Özümüze uygun davranmalıyız. Asimilasyona izin vermemeliyiz. Birçok hak kazandık Aleviler olarak. Devletin bizi tanıması önemli değil. Aleviler birbirinden uzaklaşmış durumda. Sistemin içerisinde eriyoruz. Örgütlü ve kurumsal olmamız lazım. Dayanışma şart. Çoğulcu katılımcı örgütlenmeleri oluşturmalıyız. Her yer imam hatip oldu. Çocuklarımızı gönderecek okul bulamıyoruz. Eğitim alanında stratejik planlama yapmalıyız. Tüm Alevi kurumlar bu konuda birleşmeli. Gençlik alanına ilişkin politikalar üretmeliyiz. 2 yılda 4 yılda bir toplanmayalım. Sık sık bir araya gelip Sorunlarımızı konuşalım. Çözüm üretelim. Basın yayın alanında zayıfız. Tüm alanlarda konularda uzmanlarla çalışmalıyız. Uzmanlar yetiştirmeliyiz. Kültür sanat alanında eksiğiz. Çok iyi şeyler yapabiliriz. Kooperatifler kurabiliriz. Sistematik bir çalışma oluşturmalıyız. Bir toplum her alanda kendisini geliştirmeli. İnanç tek başına yeterli olmaz. Alevi toplumunun gidişatı iyi değil. Kim kazanacak derdine düşmeyelim. Günlük politikalar oluşturmamalıyız. Alevi örgütleri tüm kesimleri kapsayacak şekilde örgütlenmesi. Esnek çoğulcu ve dinamik olmalıyız. Hedefimiz kurumsallaşma ve atılım yapmak. Herkese çok teşekkür ediyorum.”

 

Onur Şahin’in konuşmasının ardından oylamaya geçildi.

 

PİRHA-PSAKD’nin yeni yönetimi belli oldu. Cuma Erçe’nin sarı listeyle aday gösterildiği liste kazandı.Genel Kurul seçimlerinde, 562 delege oy kullandı. 5 oy geçersiz sayılırken, beyaz liste 178, sarı liste ise 384 oy aldı.