661440b4-6f5a-4ea7-a1b4-a24e7dde788c

 

 

Ataşehir’de seçim rüzgârı erken başladı. 2019’da Ataşehir Belediye Başkanlığına aday olan Ak Partili İsmail Erdem, yaklaşık 70 gün önce Ak Parti Ataşehir İlçe Başkanı olarak Ataşehir'e geri döndü. İsmail Erdem’in gelişi ilçe siyasetinde yankı uyandırırken; muhalefet ve iktidar cephesindeki rekabete de hız kazandırdı. 2019’da yüzde 45,11 (113 bin 501) oy ile seçimi kapatan Erdem, Gazeteci Himmet Kaya’ya verdiği röportajda “Biz kaybetmedik, aradaki makası daralttık.” ifadelerine yer verdi. Ataşehir’in 34 yılına şahitlik eden ve Ak Parti’nin vazgeçemediği isim İsmail Erdem’le yaptığımız röportajdan çıkardığımız anekdot şu oldu: 2023-2024 Ataşehir’de dönüm noktası olacak!

 

 

 

 

İlk olarak geçtiğimiz belediye seçimlerinden bahsedecek olursak; Ataşehir'de Ak Parti'nin yüzde 45,11 oy almasına sizin katkınız çok olmuş mudur? Yoksa  Ak Parti'nin var olan oylarının temsilcisi mi oldunuz? 

 

“Büyükşehir oylarıyla Ataşehir’in oylarının arasında yaklaşık 4 bin oy farkımız var. Bu fark da bizim şahsi çevremizin uzun yıllar siyaset yapmışlığımızın, bölge insanı ile muhabbetimizin oluşunun farkı.  2019'da HDP ile İYİ Parti aday çıkarmadı burada. HDP’nin yüzde 10 civarında net bir oyu vardı.İYİ Parti’nin de yüzde 8 civarında bir oyu vardı. Bu oylar paket olarak mevcut belediyeye gitmiş oldu.” 

 

Ataşehir’de  Ak Parti iktidarının, seçmenine yönelik sınırların çizildiği söyleniyor. Buna rağmen Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Battal İlgezdi seçimi kazandı. Sizce bunun nedeni nedir? Sınırlar çizilirken yanlış bir hesaplama mı yapıldı? Yoksa yanlış aday ve yanlış çalışmalardan kaynaklandığı için mi kaybedildi? Örneğin Fındıklı Mahallesi’nin alınmaması söz konusu…

 

“İlçeler paylaşılırken  nüfus dengeleri de söz konusu. Fındıklı Mahallesi'nde sınırlar çizilirken oy hesabı yapılmadı. Yapılmış olsaydı Fındıklı Ataşehir’e bağlanırdı. Bölge insanı kendi toprağından, daha yakın hissettiği, selam verebileceği birilerini aday olarak görmek istedi.”

 

Ak Parti, siyasi tercihler yaparken hemşehriciliği mi ön planda tutuyor?

 

“Bu Ak Parti'ye mahsus bir durum değil. Vatandaşlar kültürüyle paydaş olabileceği birilerini mahalle muhtarlığında, meclis üyeliğinde, belediye başkanlığında görmek ister; bu doğal bir sonuç. Bütün siyasi partiler üzerinden değerlendirilecek olunursa, çok ideolojik düşünmüyorsa, çok fanatik partili değilse, biraz gri seçmen dediğimiz seçmenimiz vardır; İşte onlar diyor ki ‘Bu kişide bizim selam verdiğimiz bir arkadaşımız, ailece tanıyorum. Hukukumuz var; gibi faktörlerle bölge insanı tercih edilir.”

 

 “BİZ ASLINDA 10 YIL ÖNCE BURADAN GURBETE GİTMİŞ OLDUK”

 

Anadolu insanı daha çok duygusal zekasıyla hareket eder. Bir Anadolu insanı olarak  siz de 2019’de Ataşehir’e yeniden aday olduğunuzda duygusal açıdan ne yaşadınız?

 

“Genel merkez ve saygı değer genel başkanımızın kararına saygı duyduk ve geldik. Biz aslında 10 yıl önce buradan gurbete gitmiş olduk. 34 yıldır Ataşehir’de yaşayan biri olarak. 10 yıl gidip tekrar geri gelince… 10 yıl Sancaktepe’de çok yüksek bir tempoda iş ürettik. Vatandaşın gönlüne girdik. Tabii 2019 adaylığım Sancaktepe’deki seçmene de sürpriz oldu. Bizim gidişimize çok üzülen insanlarımız oldu. Rakip partinin adayları bile ‘hakkını helal et’ diyerek duygularını paylaştılar. Ataşehir’e döndüğümde 34 yıl yaşadığım, siyaset yaptığım yer. İçerenköy’ün kuruluşunu biliyorum. Mahalleler boştu. Burada yazlık sinema vardı. Bölgeyi kuruluş itibariyle biliyorum. Buradaki vakıf, dernek, komşu vs.ne olursa olsun 34 yıl içinde etle-tırnak gibi olduk. Buraya geldiğimde ilk gün yılbaşının sabahı tek başıma Kayışdağı merkezde indim. Caddede beni gören üzerime koştu. Kayışdağı Mahallesi hakikaten beni ilk günümde bağrına bastı. Esnaflara uğradım. Beni coşkuyla karşıladılar. Bu da beni çok duygulandırdı. 90 gün çalıştık seçimlerde de… 90 günde de çok insana ulaşmak istedik; ama ulaşamadık.”

 

“ŞİMDİKİ SEÇİMLER İÇİN DİYORUM Kİ RAHATIM HER ŞEYE YETİŞİRİM”

 

Sizin iki yönünüzü gördük. Bir adaylık süresinde çalışmalarınızla (2019) bir de ilçe başkanı olduğunuz şu andaki çalışmalarınızla… İlçe başkanlığınızdaki çalışmanız, kazanmaya yönelik bir yapıyı temsil ettiğinizi hissettiriyor. Fakat 2019’daki belediye başkan adaylığınızdaki çalışmada  bu enerji hissedilmiyordu. Alınamayan  enerjinin sebebi olarak bir nevi size ‘ gözden çıkarma’ mantığıyla mı yaklaşıldı da siz de o enerjiyi veremediniz? Şu anki çalışmanız çok yoğun ve bu sevindirici bir tutum. Çünkü muhalefet zorlarsa Ataşehir kazanır. Muhalefet de iktidarı düşünüyorsa çalışmak zorunda kalır. 

 

“2019’da Türkiye’de konjonktürel bazı baskılar vardı partimizin üzerinde. Neticede soğan 8 TL. olmuş sokaktaki vatandaş hükümete yükleniyor. İçerenköy’de yaşadık bunu. Bir vatandaşımız ‘Başkan sen geziyorsun ama soğan olmuş 8 TL. ne olacak böyle?’ gibi. İster istemez tepki veriyor. Yani o günün koşullarında herhangi bir ümitsizlik yoktu bizde. Ancak şu var; o 90 gün sınırlı gün olduğu için, çok tempolu yürüdük. Tabii dışarıdan bakıldığı zaman vurup geçiyoruz gibi algılanabilir. Önümüzde 6 aylık gibi bir zaman olsaydı güle oynaya çalışırdık. Şimdiki seçimler için diyorum ki ‘rahatım' her şeye yetişirim. On yedi mahallede komşularımızı, esnaflarımızı ziyaret ediyoruz. Ama geçtiğimiz seçimlerdeki o 90 gün o kadar dardı ki başladık bitti.”

 

“ATAŞEHİR ÇOK YOL ALAMAMIŞ BURADA YAŞAYAN İNSANLAR BUNU ÇOK FARK ETMİYOR”

 

2019 seçimlerinde teşkilatınızın  yani üst yönetimin,  sizin adaylığınıza sahip çıktığına inanıyor musunuz?

 

“Teşkilat olarak o günde de bugünde de yanımdalar.”

 

Peki kendi stratejiniz doğru muydu? Çünkü seçimlerde yaptığınız toplantılarda Ataşehir’den çok Sancaktepe’yi konuşuyordunuz. Hatta gazeteci arkadaşlarımızla da bu sohbeti yapıyorduk. Ruhen Ataşehir’e gelmediğinizi düşünen tepkisel bir oy kaybı olduğunu düşünüyor musunuz?

 

“O örneklemeleri bilinçli olarak yaptım. Nedenine gelince; 2009’da Ataşehir de belediye oldu. Sancaktepe de belediye oldu. 2009’da Ataşehir şehirleşme yönünden Sancaktepe’den daha imkânlıydı. Sancaktepe üç tane belde. Ona rağmen 10 yılda geldiğimiz noktaya bakıyorum, Ataşehir çok yol alamamış. Burada yaşayan insanlar bunu çok fark etmiyor. Biz buradan zaman zaman komşuları geziye götürdük. Yapılan hizmeti yerinde görsünler diye. Niye? Kıyas yapabilsin diye… Biz de Sancaktepe’yi o yüzden örnekledik. Yoksa Sancaktepe’den bizi Ataşehir’e gönderdiler diye bir gönül kırgınlığım asla olmadı. Çünkü ben buradan oraya gittim.  Orası bir bebekti, büyüttük. Belediye binasından kongre merkezine, halı sahalardan statlara kadar... Alt yapı çalışmalarından dere ıslah çalışmalarına kadar, doğalgazın gelmediği caddeler vardı. Onların hepsini bitirdik. Hastaneler yaptırdık. 26 devlet okulu yaptırmışız.”

 

“BURADA SEÇİMİ KİM KAZANIR? DİYE SORULUYOR İSMAİL ERDEM KAZANIR DENİYOR”

 

Bu çalışmaları belediye bütçesinden mi yaptırdınız?

 

“Hayır, belediye bütçesinden 2 okul bitirdim. Bir tane de yarım kalan var. 20 tane aile sağlık merkezi yaptırmışım. Benim işim değil,  diş hastanesi yaptırdım; iş adamalarıyla beraber. Sağlık Bakanlığı’na verdik. 60 tane diş hekimi çalışıyor. Bunların tümünü ele aldığınız zaman sahipleniyorsunuz ilçeyi. Yaptığımız eserlerin yanında geçerken mutlu oluyorsunuz; vesile oldunuz diye. O yüzden örnekledim Sancaktepe’yi, utmamız mümkün değil. Oradan buraya gönderilmemin tek sebebi burayı kazanmak. Burada yapılan yerel ankette il bazında 2019’da 2014’te de aynı şekilde  ‘Ak Parti’nin adayı kim olmalı?’ diye soruluyor; cevap olarak ‘İsmail Erdem olmalı’ deniyor. ‘Burada seçimi kim kazanır? diye soruluyor. ‘İsmail Erdem kazanır’ deniyor.”

 

“2024’TE BELEDİYEYİ ALABİLECEK BİR PARTİNİN İLÇE BAŞKANIYIZ”

 

Anketleri de baz alarak tekrar soruyorum; peki o zaman neden kaybettiniz?

 

 

“Biz kaybettik sayılmayız, biz kazandık aslında. Oy artışı yaptık. Aradaki makası daralttık. Burada kayıpların bir tanesi de Anadolu’ya giden muhtar seçimleri oldu."

 

Seçimlere  girerken bunun farkında değil miydiniz?

 

“Peyderpey gidildi. CHP seçmenini göndermedi Ak Parti seçmeni gitti. Çünkü CHP diyor ki; ‘İBB’yi almam lazım’ her partinin hedefidir tabii, bu doğaldır. Daha hırslı yaklaştıkları için seçmeni gitmedi. Ama  Ak Parti seçmeninde de şöyle bir rehavet oldu: ‘Nasıl olsa kazanırız.’ Biz kırk yıllık siyasetçiyiz. Bugüne kadar hiç hesap yapmadık. Siyasette hesap tutmaz zaten. Burada ilçe başkanı olmakta hesabımda olan bir şey değildi. Ben bana verilen görevi en iyi şekilde yapmakla sorumluyum. 2023’te ve 2024’te ne olacağı belli olmaz. Yani köprünün altından sular çok akar. Siyasette 24 saat çok uzun zamandır. 2024’te belediyeyi alabilecek bir partinin ilçe başkanıyız.  Bizler burada muhalefetin ilçe başkanı da olsak vatandaşın sorunlarına katkı anlamında dokunacağımız yer varsa elimizden geleni yaparız. Siyaha siyah deriz beyaza beyaz. Beyazı her zaman siyah görmeyiz. Yani o bir kör muhalefet anlayışıdır. Onu yapmayız. Ben aday olup olmamayım benim hedefim 2023’te eşiği  aşmak burada. 2024’te ise buranın Ak Partili belediye ile buluşması. Ben aday olurum veya bir başkası olur, o konuda samimiyetle söylüyorum hiçbir hesabımız yok. Yarının ne olacağı belli değil.”

 

“VATANDAŞ ARTIK SORGULUYOR DÜNYADA İDEOLOJİ DEVRİ BİTTİ”

 

Şöyle bir söylem var; büyükşehirleri kaybeden Ak Parti, belediyeleri olmayan ilçelere eski belediye başkanlarını atayarak oranın ekonomisini döndürmesine katkı sağlamasını düşünen bir yapı olduğuna dair... Böyle bir gerçek var mı?

 

“Böyle bir gerçek yok böyle bir imkânımız da yok.” 

 

Adaylıkta mı çok harcama yaptınız, yoksa şimdi mi yapıyorsunuz?

 

“Partinin kuruluşundan itibaren yönetim kurulu üyelerimizin hepsinin ayrı ayrı katkıları var; hepsinin aidatı var. Ben de dahil. Benim şahsi bir imkânım yok. Geçmiş dönemden seçimler için harcayacağım param yok. Burada yanan lambanın dahi faturasını biz ödüyoruz.”

 

“BURADA VATANDAŞIN BAŞTA İMAR PROBLEMİ ÇÖZÜLDÜ MÜ? MÜLKİYET PROBLEMİ OLAN MAHALLELER ÇOK!”

 

70 günlük ilçe başkanlığınızı değerlendirdiğimizde muhalefet olan bir siyasi partinin ilçe başkanı olarak yapılması gerekenleri yapıyorsunuz. 3-4 dönemdir takip ettiğimiz  Ak Partili ilçe başkanları  bu kadar aktif değildi. Ama diğer taraftan baktığımızda ise, CHP burada üçüncü dönemini yaşıyor. Halk sizi neden tercih etsin? Siz Ataşehir seçmeninin üç dönemini kıracak ne öneriyorsunuz ki seçmen size oy versin?

 

“Halkta bazı beklentiler vardır; kredi kullanır size. Beklentiye cevap veremezseniz eğer krediyi bitirirsiniz. Yüz eskimesi olur. İşletme körlüğü olur. Vatandaş yerelde iradesini  beklentilere cevap almasıyla belirler. Mahalleye gelen hizmetten, sorunlarının çözülüp çözülememesinden, gelecekle ilgili bu ilçede standarttın, kültürün oluşup-oluşmadığına bakar. 

 

“BEKLENTİLERİ KARŞILAYAMIYORSUNUZ HEYECAN VEREMİYORSUNUZ”

 

“Mesela bir aile burada yıllardır hizmet veren belediyeye bakarak ne verdiğini ne vermediğini inceleyecek. Vatandaş artık sorguluyor. Dünyada ideoloji devri bitti. Hizmet devri var, gönül alma devri var. Burada vatandaşın başta imar problemi çözüldü. mü? Mülkiyet problemi olan mahalleler çok! Ulaşım problemi var. Sosyal kültürel mekanların kamuya ait olanı var mı? Yok. Sportif mekânlar var mı? Yok. Büyük yeşil alanlarımız var mı? Yok." 

 

“ATAŞEHİR’İ BİRLEŞTİREN KÜLTÜREL BİR AKSİYON YOK YAPISAL BİR MEKÂN  YOK ATAŞEHİR’İN BİR MEYDANI YOK!”

 

 "17-18 yaşındaki bir çocuk kafelerden hariç bir sosyal ihtiyacını karşılayacak mekân var mı?  Yok. Aileler çocuğunun geleceğini düşünüyorsa gençler de ‘ben buradayım burada yaşayacağım’ diyorsa ki bunun olmadığını görüyor. Çevre büyüyor, siz yerinizde kalıyorsunuz. O zaman geri kalıyorsunuz demektir. Beklentileri karşılayamıyorsunuz. Heyecan veremiyorsunuz. Üretim heyecan katar. Bunları veremiyorsunuz. Sancaktepe’de oturan herkes ‘Sancaktepeliyim’ diyor. Ama burada oturan ‘Örnek Mahalleliyim, Küçükbakkalköylüyüm’ diyor. Ataşehir’i birleştiren kültürel bir aksiyon da yok. Yapısal bir mekân da yok. Ataşehir’in bir meydanı yok!”

 

Bunların temeli imara dayanıyor. Ataşehir 5 ilçenin eteklerinden oluşuyor. Ataşehir kurulduğundan bu yana geçtiğimiz 10 yıllık sürede büyükşehirde  Ak Parti iktidarı vardı. Ben Ataşehir Belediyesi’nin de yöneticilerinin de imarla ilgili çalışmalarını yakından takip ediyorum. Buranın imar anlamında ilçe olmasını sağlayacak ‘konjonktüreli değerlendirilerek’ ötelendiğini düşünüyor musunuz? Ötelenmediğini düşünüyorsanız bana örneklerinizle anlatabilir misiniz?

 

“Burada öyle bir  ön yargı var. Özellikle CHP’ye oy veren seçmende, bir de belediye yönetimi öyle bir algı oluşturuyor.  Bu yanlış bir şey! Şimdi şöyle sormak lazım: Kartal’ın imarsız bir bölgesi var mı?”

 

Kartal’ın da imarsız yerleri var. Yeni ilçelerden mukayese ederseniz.

 

“Sancaktepe’de yeni ilçe… Karşı da Arnavutköy, Beylikdüzü yeni ilçe… Yeni ilçe eski ilçeden ziyade burası bir merkezdir. İçerenköy’ün 30 yıllık imarı var. Küçükbakkalköy 1.8 imarlı caddenin öbür tarafı 0.70 imarlı. Kadıköy Belediyesi döneminde yapılan ama parça parça yapılan imar. İçerenköy’ün imarları Kadir Topbaş’ın döneminde çıktı. Ama buradan vatandaşı planlara uymaz diye teşvik etti Ataşehir Belediyesi İçerenköy planları için. Yeni Sahra, Barbaros için iki defa plan çıktı.” 

 

İçerenköy planları için vatandaşlardan bir kişinin mahkemeye itirazı var.  Ataşehir’in belediye olarak İBB’ye itirazı oldu. Toplama alanlarının yetersizliğinden kaynaklı bir itirazdı bu.

 

“Kaç kişinin mahkemeye müracaat ettiğini bilmiyoruz. Yani bir kişinin itirazı için mahkeme planları iptal ediyor; ama belki 100 parsel sahibinin itirazı vardır. Bir itiraz dahi olsa hepsi bitti demektir. Yeni Sahra’nın iki defa imar planı çıktı. İkisinde de iptal edildi.”

 

“HER YAPILAN PLAN MÜKEMMEL OLMAZ YÜZDE 100 ÂDİL OLMAZ”

 

Çıkan planlar neticesinde bir planda 5000’lik alanda yeşil alanlar sorunu var. Bu vatandaşların itirazı, belediyenin itirazları tamamen toplama alanlarının yeterli olmamasından kaynaklı gerçekleşti. Ama mahkeme boyutundan bir itiraz değil, İBB boyutunda itirazdı bu.

 

“Esas sorun şu; neticede mahkeme iptal etti. Her yapılan plan mükemmel olmaz. Yüzde 100 adil olmaz. İstanbul’da onlarca imar planı var. Bunların hepsini standart yapamazsınız. Yani hepsinin eşit olması şehirciliğe uymuyor. Vatandaş eşitlik arıyor. Ama 50 yıl önce var olan parseller satılırken cadde parseli 100 TL. arkasındaki parsel 50 TL idi. Alırken de avantajı ve dezavantajı vardı. Şehir planın da bir bütünlüğü vardır.  Burada belediyeni yapması gereken şu; İBB 5000’lik yapıyor mu?  Sen işin sahibi olarak İBB ile aynı masada çalışacaksın.”

 

“ATAŞEHİR BELEDİYESİ’NİN İMARLA İLGİLİ YÖNETİMİNDE İLGİSİZLİK VAR”

 

Ataşehir Belediyesi de diyor ki ‘Bizi masaya çağırmıyorlar. Biz istiyoruz. Ama onlar istemiyorlar bizi. Haberimiz olmadan 1/5000’likleri hazırlıyorlar.

 

“Hayır bunlar geçerli şeyler değil. Diyelim ki; şuan ki İBB, Pendik bölgesinin bir bölümüne plan hazırlıyor. Pendik bölgesinin bundan haberi olmayacak mı?”

 

Fakat Ataşehir Belediyesi’nin şikâyet konusu bu maalesef... 

 

 

“Ataşehir Belediyesi’nin imarla ilgili yönetiminde ilgisizlik var. Bütünlük yok. Burası takip etmezse hiçbir iş yürümez. Seçim zamanı 30 gün içerisinde Yeni Sahra planlarını bir mecliste geçirdik. Ataşehir’e gönderdik askıya çıktı. Barbaros ve  Yeni Sahra’yı kurtardık. Seçim arifesi ihalesi yapıldı. Esatpaşa ve İçerenköy Spor Komplekslerini çıkardık, ihalesi yapıldı.”

 

Bu eski bir hastalık değil mi? Seçimlerde  imarlar, planlar sıkıştırılıp yapılıyor da önceden niye yapılmıyor? Mesela imar sorunu yaşanan yerlere baktığınızda genellikle Ak Parti iktidarına oy veren yerler ve genelde mağdur edilen yerler buralar. Diyelim ki Ataşehir Belediyesi onları ihmal ediyor; bilinçli olarak vatandaşları manipüle ediyor diyelim. 1/5000’likleri büyükşehir 1000’likleri ilçe belediyeleri yapıyor. İlçe belediye 100’likleri yapmasa bile, büyükşehir belediyesi kendine oy veren insanları mağdur etmemek adına hem 1000’likleri hem de 5000’likleri yapma yetkisi yok mu? 

 

“Şu anda da var. O gün de vardı.”

 

Neden yapmadı peki 10 yıldır İBB Ataşehir imarını?

 

“İçerenköy özellikle çamaşırcı deresi planları bitmek üzereydi; henüz tamamlanmamıştı ben adayken. Ben adayken tamam olan Yeni Sahra ve Barbaros vardı. Mahkeme gerekçeli karara göre düzeltmeler yapıldı. Arkasından meclise getirildi; ikisi de meclisten geçti. İçerenköy planlarını yaptı İBB. Seçim arifesinde 1000’lik planlar Ataşehir’den geçti. Burada olumlu oy kullandırdık arkadaşlara. Çünkü 5000’liği İBB yapmış, 1000’lik planlar da ilçe belediyesine gelmiş. Biz de bunun için  olumlu oyumuzu ilçede kullandık. Sonra mahkeme kararı geldi ve iptal oldu. Burada işin özünde şu var; eğer ilçe belediyesi takip etmezse işini İBB’nin işi başından aşkın. Siz takip edeceksiniz işinizi. Esatpaşa ve İçerenköy Spor Kompleksleri’ni niye örnek veriyorum? Buralarda yüzme havuzu var. Spor salonu var. Proje bitmiş, ihalesi yapılmış. Ataşehir Belediyesi ne yapacaktı bunu? Projeyi bozdurmadan yapılmış ihale için diyecekti ki, ‘Bir dakika bu bizim halkımızın çocukları için yapılacak. Projeyi de bozmayın. Temel atalım yavaş yavaş yapalım’ siz bunu demezseniz olmaz. İlçe belediyesi sahip olursa İBB buraya bir şeyler yapar.”

 

“İKİ YIL GEÇTİ ARADAN ATAŞEHİR  BELEDİYESİ  ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NIN HİÇ KAPISINI ÇALMIŞ MI?”

 

Geçtiğimiz günlerde basın toplantısında Yeni Çamlıca’nın mülkiyet sorunlarıyla ilgili  130 dönüm bir arsadan bahsettiniz. Ataşehir’de 130 dönüm kullanılabilecek boş bir yer var mı?

 

“Var aslında Emniyet Binası yapılacak yer ve  TEM’in kenarında bir yer var Yeni Çamlıca’da.”

 

57 dönümlük bir yer var orada sanırım.

 

“Evet 57 dönümlük, yarısı çıktı demektir. Yine TOKİ’nin birkaç yeri var. Ferhatpaşa’da üretilecek yer var.” 

 

Bunlarla ilgili bir çalışmanız var mı şu an?

“O zaman çalışmıştık. Şu anda önümüzdeki hafta itibariyle Ankara’ya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gideceğiz. Genel müdürlerimizle görüşeceğiz. Sayın Murat Kurum Bakanımızla da görüşeceğiz. Yani iki yıl önce konuştuklarımız hayata geçireceğiz. Ancak sıkıntı şu; problemin çözümünde bir sac ayağında belediyenin olması lazım.” 

 

Bu anlamda Ataşehir Belediyesi ile İletişim kuramıyor musunuz?

“İki yıl geçti aradan Ataşehir  Belediyesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hiç kapısını çalmış mı?”

 

Seçimlerde (2019) Mehmet Özhasaki gelip, ‘bir ay içerisinde çözeriz’ demişti. O zaman da belediyeden oranın yapısıyla ilgili analiz raporu istemişlerdi. Belediye de göndermişti bu analiz raporunu. Fakat bir gelişme yaşanmadı konuyla ilgili. Siz şimdi buralarla ilgili çalışmalar yapacak mısınız?

 

“Biz iki yıl önce geldiğimizde ifade ettiğimiz konuları yeniden Bakan Kurum ile paylaşacağız. 130 dönüm arsa üretilir mi? Üretilir. Ataşehir sınırlarında üretmek zorunda da değilsiniz. Örnek olsun diye söylüyorum: Devletin hazine arazileri var. Sizin 10 dönüm alacağınız var. Değeri ne kadar? 100 TL. Size diyor ki, ‘Ben size 100 TL.’lik arsa vereyim. İstanbul içinden olur, İstanbul dışından olur. Hiç fark etmez. Pazarlık yapıyor. O 10 dönüm arsanın karşılığında aynı değerde arsayı size veriyor.”

 

“BU ÇÖZÜM DEĞİL ÇÖZEMEYECEKSİNİZ, ORADA BİNLERCE PARSEL VAR PARA ÖDEYEMEYECEK İNSANLAR VAR”

 

"Ancak şunu da söyleyeyim. Burada sac ayağının birini belediye oluşturduğu için belediye demeli ki, ‘Ben bu işin içerisinde varım’ Ancak şu ana kadar belediyenin öyle bir teşebbüsü yok. Belediye sadece şu anda yeni bir imar uygulaması yapmak için ihale açtı. İhaleye bir firma girdi ve aldı. Şimdi diyor ki; ben yeniden arsaları yerinde tespit edeceğim. Ne yapacaksın burada? Arsa üretmeden iki şey yapacaksın.  Vatandaşın 300 metre arsası var. Diyeceksin ki, ‘senin 50 metre arsanı alıyorum. Komşudan 80 metre alıyorum. Bunları toplayacağım. Toprağı olup da tapusu olmayanlara vereceğim.’ Ya arsasından arsa isteyeceksiniz, ya da ‘50 metre almıyorum ama 50 metre arsanın bedelini ver’ diyeceksiniz. Para alacaksınız. İki çözüm ama ikisi de sorunlu olacak. Çünkü vatandaş diyecek ki ben buraya para verdim. Benim arsama ipotek koyan vatandaşa ben para ödemiştim. Bu yarın ilerde davalara dönüşecek ve tekrar planlar iptal olacak. Bu çözüm değil, çözemeyeceksiniz. Orada binlerce parsel var, para ödeyemeyecek insanlar var.”

 

“BENİ CHP’DEN TEBRİK EDEN OLMADI İLERİ DEMOKRASİYE GEÇEMEDİK DAHA”

 

Sorun Ataşehir’in sorunu, siz de Ataşehir’de Ak Parti’yi temsil eden siyasi bir kimlik olarak bu anlamda Ataşehir’in siyasi kimlikleriyle konuyla ilgili iletişim kurdunuz mu, kurmayı düşünüyor musunuz?

 

“Bizim gönül kapımız herkese açık. Yıllardır siyaset yapıyoruz. Sancaktepe’de CHP binasına yedi sekiz defa gitmişliğim vardır. Buraya geleli 70 gün olmasına rağmen belediyeyi temsil eden siyasi kanat tarafından herhangi bir girişim olmadı.”

 

Ak Parti Ataşehir İlçe Başkanı olduktan sonra sizi CHP’den tebrik eden olmadı mı?

 

“Beni CHP’den tebrik eden olmadı. İleri demokrasiye geçemedik daha. Bunu kabullenmek zorundayız.”

 

Genel siyasetten de bahsedecek olursa alınan kararla İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılan Türkiye için ne söylemek istersiniz?

 

“İstanbul Sözleşmesi bizim özümüzle bağdaşmıyor. Bu tamamen kadın haklarını korumayı amaç edinmiş olabilir ama; uygulamaya bakıldığı zaman 2011’den bu zamana bakıldığında kadına şiddette eksilme var mı? Yok. Kadın cinayetlerinde eksilme var mı? Yok ve hatta artarak devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan Avrupa ülkelerinde bize oranla çok daha fazla. Bizim inancımıza bakıldığında kadına gerçek değeri İslam inancımız veriyor. Cennet kadınların ayakları altındadır diye güzel bir söz vardır. Kadına saygı kanunla sabitlenirse ki, yürümüyor. Bu eğitimle kültürle engellenir.”

 

ATAŞEHİR'DE GÜNDEM