DSC_3486

 

Türkiye İzmir’de yaşanan 6.9 şiddetindeki deprem sonrası bir kez daha depremin ülkenin ana sorunu olduğunu hatırladı.  Ataşehir Belediye Meclisi Kasım ayı ikinci toplantısında da meclis koltuklarında tartışılan konu deprem oldu.

Yıllardır devam eden imar sorunu ile deprem tehlikesiyle karşı karşıya kalınan Ataşehir’de, olası bir depremde neler yaşanılacağı üzerine dikkat çeken konuşma yapan Ak Partili Meclis Üyesi Bayram Varol Ataşehir'i konuştu. “Ben burada siyasi kimliğimle değil, Ataşehirli bir vatandaş olarak konuşuyorum” diyen Varol, “Ataşehir, Yenisahra ve Barbaros Mahallesi’nde 2012’den bu tarafa müteahhitler insanlardan kat karşılığı olmak suretiyle buraların dönüşümüyle ilgili bir sözleşme yaptı. Başkanımız Battal İlgezdi 2019'da böyle bir veri varken müteahhitler gelsin, ben ruhsat vereyim diyemez.” ifadelerini kullandı.

 

 

 

  Ataşehir Belediye Meclisi Kasım ayı ikinci toplantısı geçen birleşime ait tutanak özetinin okunmasıyla başladı. Gündeme geçilmeden Türkiye gerçeği olan deprem konusu mecliste üyeler arasında polemiğe yol açtı.

Deprem sorununu meclis gündemine taşıyan AK Partili Meclis Üyesi Bayram Varol Ataşehir Belediyesi'ni eleştirerek konu ile ilgili şunları söyledi: "İstanbul'da yaşanacak 7,5 büyüklüğünde bir depremde Ataşehir ‘de 27.583 bina üzerinde yapılmış bir araştırma; bu araştırma 27.583 binada ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarının onarılamayacak boyutta olabileceği ve bu hasar seviyesindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gerektiğini ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Öte yandan orta hasarlı binaların da onların yerine yıkılıp yeniden inşası çoğunlukla daha uygundur. Senaryo depreminde Ataşehir ‘deki binaların toplam 3350 bina orta ve üst seviyede hasar göreceği tahmin edilmektedir.  Yaklaşık 24233 hane olarak 3 kişinin yaşadığını hesaplarsak 60 binin üzerinde insanın barınma ihtiyacı olacaktır."

 

Bayram Varol daha sonra Ataşehir’de mahalle baz alınarak bina hasar tahminleri için şu rakamları açıkladı:

* Çok ağır hasarlı 123 bina

* Ağır hasarlı 471 bina

* Orta hasarlı 2756 bina

* Hafif hasarlı 6833 bina

 

  "EN FAZLA YIKIMA UĞRAYAN YENİ SAHRA VE BARBAROS  MAHALLELERİ”

  “Ataşehir Yenisahra ve Barbaros Mahallesi’nde 2012’den bu tarafa müteahhitler insanlardan kat karşılığı olmak suretiyle buraların dönüşümüyle ilgili bir sözleşme yapıldı. Başkanımız Battal İlgezdi 2019'da böyle bir veri varken müteahhitler gelsin, ben ruhsat vereyim diyemez. 2012’den bu yana müteahhitlerle belediye binasında görüşmeler yapmak suretiyle müteahhitlerin birbirilerinin alanına girmemesi gerektiğini belediyemiz bu yönde bir çalışma yaptı. Şu anda bu iş belediyemize, belediye başkanımız ve ekibine düşer. Burada en fazla yıkıma uğrayan Yenisahra ve Barbaros Mahalleleri. Ölü sayısı ve bina yıkım noktasında 5’de 1’i  Barbaros Mahallesi’nde. Benim belediye başkanımızdan ve buradaki sorumlu belediye başkan yardımcılarımızdan ricam şudur. Burada bulunan firmaları toplu olarak değil tek tek belediyeye çağırıp bir durum değerlendirmesi yaparak sonuçlarını da şeffaf bir şekilde bu iki mahallenin insanlarıyla paylaşılmasının gerektiğini düşünüyorum.” 

 

 

 

 

Bayram Varol’dan sonra konuşan CHP’li Meclis Üyesi Sadık Semih Kayhan imar sorunuyla uğraşan Yeni Sahra, Barbaros, Yeni Çamlıca, ,İçerenköy, Mustafa kemal, Aşık Veysel mahallelerinin şimdiye kadar neden yapılamadığını düşünülmesini isteyerek Ak Parti meclis üyelerinin deprem çıkışı üzerine şu ifadeleri kullandı: “İnsanlar evlerini yapamıyorlarsa Oturup bunu bir düşünmek lazım. Niye yapamadılar? Eğer Yeni Çamlıca bölgesindeki üç mahallenin mülkiyet sorunu dahi çözülememişse bunun suçlusu kim?  Eğer bugün hala Mustafa Kemal Aşık Veysel veya Yeni Çamlıca’daki üç mahallenin veya İçerenköy'ün büyükçe bir kısmının imar planları neden yok? İnsanlar bu binalarını niye yenilemediler? Bayram (Varol) arkadaşımızdan keşke konuşmadan önce günler, aylar öncesi gelseydi bir gün ‘ya siz ne yapıyorsunuz arkadaş bir çalışma yapıyor musunuz? Benim mahallemde şu sorunlar ve bu sorunlarla ilgili bugüne kadar ne yaptınız?’ gibi bir soru sorsaydı; ben de o sorulanları kendisine güzel güzel anlatsaydım, neler yaptığımızı neler yapamadığımızı ondan sonra gelseydi burada yakınsaydı. Şimdi Yenisahra, Barbaros'un imar planları çıktı. Artık şu andan itibaren inşaatın yapılmasına engel herhangi bir engel yok.

 

 “MERKEZİ İKTİDAR TARAFINDAN FARKLI ŞEKİLLERDE ÇÖZÜLMESİ GEREKİRDİ”

 Kayhan konuşmasında Battal İlgezdi’nin birçok vatandaşı da müteahhitlerle yapılacak olan sözleşmeler için uyardığına değindi. Kayhan: “ Sayın başkanımız  mahallelerde yaptığı toplantılarda imar planı çıkmadan bir hukukçudan ciddi destek almadan kimseyle sözleşme yapmayın dedi.  Maalesef oradaki bazı kişiler insanları kandırdılar mı? Artık ne yaptılarsa gittiler sözleşme yaptılar. Hem de öyle saçma sapan sözleşmeler var ki, mesela sözleşmede süre yok. Müteahhit canı ne zaman isterse o zaman inşaata başlayacak. Şu an bir tane müteahhit gelmiyor. Yenisahra Barbaros ile ilgili bir bilgi vereyim kentsel dönüşüm strateji planı bütün ilçe bazında yapılması gerekirken Yenisahra Barbaros'un imar planı çıktı şimdi öncelikle sadece o iki mahallenin stratejik planları yapıldı.   Fakat bugüne kadar imar durumu alan bir müteahhit yok. Nedeni de; birincisi Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durum, ikincisi ağzımızda tüy bitti. Ada bazında sözleşmeyi yapın dedik maalesef aynı adada 3 tane 5 tane müteahhit var. Bunların bir araya gelme şansları yok; hatta bugün başkanımız bütün müteahhitleri topladı.  Bakın  ada bazında toplanın; konsorsiyum oluşturun. Yaptığınız sözleşme oranında hisse olarak anlaşın ve bir pozisyon olarak inşaatları yapın.  Ama bugüne kadar kimse yanaşmadı. Dışardan konuşmak kolay. Biraz da işin içine girmek lazım.   Eğer müteahhit yapmıyorsa devletin elinde çok güçlü TOKİ gibi kozları var. Ayni şartlarda buraları müteahhitlerden devir alarak aynı şartlarda yapmaları yada insanların kendi binaları yapması için kredi olanakları sağlaması lazım. Belediyenin bugün biraz önce Bayram Varol beyinde söylediği gibi bu kadar risk altındaki binanın içerisine bu kadar konut sayısını yapması mümkün değil.  Yani yasal düzenlemeler gerekiyor. Merkezi hükümet tarafından zorlayıcı bazı tedbirlerin alınması gerekir. Gereğinden fazla emek sarf ediyoruz ama vicdanımızla yasalar arasında çok sıkışıyoruz.”

 

ATAŞEHİR'DE GÜNDEM