KÜÇÜK ESNAF ANAYASA AM KAPANMA PAZAR ATAŞEHİR DE GÜNDEM

 

Türkiye artan koronavirüs vaka ve vefat sayılarının artması üzerine on yedi günlük tam kapanma sürecine girdi. Alınan kararlar madde madde sıralanırken 2020 Mart ayından beri kaderine terk edilen esnafa desteksiz “kapanma” çağrısı yapıldı. Birçok esnafın isyan ettiği konuya ilişkin  Anadolu Yakası Pazarcı ve Seyyar Esnaf Odası Başkanı Memet Emin Yarar, Ataşehir’de bulunan Kayışdağı semt pazarını dolaşarak esnafın sesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a  şöyle seslendi: “ Böyle bir karar alınırken bir kitleyi yok saymak, bir kitlenin mağduriyetine yol açmak doğru değildir. Biz tekrar Cumhurbaşkanımız’dan rica ediyoruz. Bu kararın gözden geçirilmesini istiyoruz.”

 

Kabine toplantısının ardından alınan tam kapanma kararına Anadolu Yakası Pazarcı ve Seyyar Esnaf Odası Başkanı Memet Emin Yarar’dan da tepki geldi. Perşembe günleri kurulan Kayışdağı pazarını gezerek gazetecilerin sorularını yanıtlayan Oda Başkanı Yarar, “Geniş kitlelerin faaliyet gösterdiği bir pazar yerlerini kapalı tutularak; kapalı alanlarda hava sirkülasyonunun en dip noktada olduğu marketlerin açık tutulmasını hiç doğru bir karar olarak görmüyorum. O yüzden bu kararın doğru olmadığını düşünüyorum. Yetkililere sesleniyoruz. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm hükümetten bu durumu bir kez daha gözden geçirmelerini talep ediyorum.” dedi.

 

 

 

“BU BİR TAM KAPANMA DEĞİL!”

 

“Pandemi dolayısıyla 29 Nisan ve 17 Mayıs tarihleri arasında “tam kapanma” ile ilgili bir karar alındı. Fakat tam kapanma dediğimiz zaman biz ne anlıyoruz? İnsanların evinde tamamen kapandığı, dışarıyla hiçbir bağlantısı olmadığı bir durum anlıyoruz. Fakat tam kapanma olarak geçen bu kararın, bildiğiniz üzere tam kapanma olmadığı bir gerçek. Niye bir gerçek? Belli kesimlerin, bütün marketlerin, bakkalın, şarküterinin, kuruyemişçinin, tatlıcının açık olduğu bir ortamda biz buna tam kapanma diye bahsedemeyiz. Dolayısıyla bu sektörler; bizim pazarlarda da ürün satımının olduğu eş değer sektörlerdir. Tam bir kapanma kararı alınmışsa eğer bu tam kapanma kararıyla ilgili bütün işletmelerin kapalı olması gerekiyor. Marketlerin kapalı olması gerekiyor. Manavların kapalı olması gerekiyor. Tüm meslek gruplarında faaliyet gösteren işletmelerin kapalı olması gerekiyor.” 

 

“PAZARLARDA HAVA SİRKÜLASYONU MEVCUT, MARKETLERDE DEĞİL!”

 

Tam kapanmayla ilgili insanlar temel gıda ve ihtiyaçlarını nereden giderecekleri sorusu akıllara gelebilir. Eyvallah, bu kararı hükümetimiz düşünerek aldı ama marketlerin açık olması ve pazar yerlerinin kapalı olması da hiç mantığa uygun değil. Yani sizin de bildiğiniz gibi semt pazarları açık alanlardır. Şu an Kayışdağı Pazarı’ndayız. Bir semt pazarı. Hava sirkülasyonunun üst seviyede olduğu, oksijenin bol olduğu yerde insanların rahat bir ortamda alışveriş yapabildiği bir nokta. Dolayısıyla bu kadar geniş kitlelerin faaliyet gösterdiği bir pazar yerini kapalı tutularak; kapalı alanlarda hava sirkülasyonunun en dip noktada olduğu marketlerin açık tutulmasını hiç doğru bir karar olarak görmüyorum. O yüzden bu kararın doğru olmadığını düşünüyorum. Yetkililere sesleniyoruz. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm hükümetten bu durumu bir kez daha  gözden geçirmelerini talep ediyorum.

 

“PAZARCI ESNAFININ SERMAYESİ; TEZGAHI, KAMYONU VE HALDEN BORÇ ALDIĞI ÜRÜNLERİDİR”

 

Alınan kararın tek göstergesi, büyük güç haline gelen marketlerin servetine servet katma yönüne işaret ediyor. Onlar zaten güçlü. Pazarcı esnafının böyle bir gücü var mı? Pazarcı esnafının gücü nedir? Ya da diğer esnaf gruplarının gücü nedir? Özellikle pazarcı esnafından bahsedeyim. Pazarcı esnafının sermayesi nedir? Üç veya beş tane tezgahı, bedensel yapısı, bir tane kamyon veya kamyonetidir ve halden borç aldığı ürünleridir. Bunun dışında bir sermayesi yoktur. Pazarcı esnafı günübirlik geçimini yapar. Çoluk çocuğunun aşını kazanırken de, devletine yük olmadan faaliyetini sürdüren bir bir kitle. 

 

“KÜÇÜK ESNAFI KORUMAMIZ GEREKİYOR” 

 

 

Bizim burada küçük esnafı korumamız gerekiyor. Anayasamızın 173. maddesine gereğince devlet küçük esnafını koruyup, kollayıcı tedbirler alır hükmünden yola çıkarak, küçük esnafın yaşamını idame ettireceği şekilde bir zemin oluşturması gerekiyor. Küçük esnaf bir devletin iskeletidir. İskeletin olmadığı bir yerde vücudun ayakta kalma şansı olur mu? Dolayısıyla iskeleti yok etmemek gerekir. İskeleti yaşatmak gerekir. Pazarcı esnafını korumak gerekir. Diğer esnaf gruplarını da korumak gerekir. Üç beş tane büyük lobiye sahip, büyük güce sahip işletmeleri koruyarak küçük esnafı bitirmeye yönelik kararları doğru bulmuyoruz. Hükümetimize tekrar sesleniyorum. Ben şuna kanaat getiriyorum. Cumhurbaşkanımız bence yanlış bilgilendiriliyor. Özellikle bilim kurulunda yer alan kişiler kimler? Bu profesör olarak faaliyetlerini sürdüren kişilerin araştırılmasını istiyorum. Acaba bunların marketlerle bir ilişkisi var mı? Şu anda alınan kararlarda ve hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamalarında da aynı şeyleri yaşadık. Bir taraftan bir grubun gücüne güç katarken diğer tarafı bitirmeyi akla ve mantığa uygun bulmuyorum. 

 

“BİZLERİN GÖRÜŞLERİ ALINMALIYDI”

 

Bugün çileğin halde 18 lira olduğunu görüyoruz. 18 liraya alan pazarcı, burada ne kadara satacak? Gelen vatandaşlar ise hangi parayla bunu alacaklar? Bunların düşünülmesi gerekiyor. Bu karar alınırken, konunun uzmanları sahada veya pazarcı esnafının temsilcisi olarak bizlerin görüşlerini alması gerekirdi. Bir karar alınırken o karar ile ilgili bütün kesimlerin görüşlerinin alınması gerekirdi. Görüş alınmadığı için bu tür eksik hatalar maalesef çıkıyor. Pazarlarda satılan ürünlerin de meyve ve sebze olduğu unutulmamalı. Bu ürünler günlük çıkan ürünler. Şu an hasat dönemindeyiz. Tarla dönemi diye atfettiğimiz meyve ve sebzelerin en üst noktada çıktığı, en fazla olduğu dönemden bahsediyoruz. Alınan kararın dönemi de yanlış. Bir veya iki ay önce alınmış olsaydı kış meyve sebzeleri vardı. Kış sebze ve meyvelerin dayanma gücü de vardı. Eve aldığın süre zarfında da uzun süre dayanıyordu. Şu an meyve ve sebzelerin günlük tüketilmesi gerektiği bir dönemdeyiz. Dolayısıyla bu karar sadece pazarcı esnafını değil, halkı da etkileyecek, üreticiyi de etkileyecek. Bu bir milli servettir. Bu kararlar alınırken muhakkak temsilcilerden görüş alınmalıydı. 

 

"KARARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ TALEP EDİLDİ"

 

Etkilenen pazarcı esnafı Türkiye’de 130 binlerdedir. Bunun yanında çalışanları ile birlikte bir milyonu aşıyor. Milyonlara tekabül eden bir sayıda bir esnaf kitlemiz var. Böyle bir karar alınırken bir kitleyi yok saymak, bir kitlenin mağduriyetine yol açmak doğru değildir. Biz tekrar Cumhurbaşkanımızdan rica ediyoruz. Bu kararın gözden geçirilmesini istiyoruz. 

 

“BİRİLERİNİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRÜLMEMELİ”

 

Pandemi süreci yaşıyoruz. Tüm dünyayı kasıp kavuruyor.  Dolayısıyla sağlığın olmadığı yerde birtakım ticari faaliyetlerde huzur olmaz. Sağlık her şeyden önemli ama bunu düşünürken de birilerinin ekmeğine yağ sürmek olmamalı. Birilerinin de ekmeği elinden alınmamalı. 

 

"İNSANLAR TIKA BASA MARKETLERİ DOLDURACAKLAR"

 

Halkın marketlere mahkum edilmemesini istiyoruz. 17 gün pazarlar kapalı olacak. Halk nereden alışveriş yapacak? Marketlere gidecek. Marketlerin şu anda çalışma alanları, 200-300 metrekarelik kapalı dükkanlar. İnsanlar tıka basa dolu bir şekilde faaliyetlerini yürütecekler. Orada virüs daha fazla yayılmaz mı? Açık alandaki virüs yayılımı ile kapalı alandaki virüs yayılımının hızı bir olur mu? Marketlerde olur. Bu kararın bu şekilde de alınması doğru değil."

ATAŞEHİR'DE GÜNDEM