96_big
2018-2019 eğitim öğretim yılı için okul kayıtlarında (anasınıfı, ilkokul, ortaokul, lise) okul idarecileri tarafından velilerden kayıt parası alındığına dair şikayetler kayıtlardan uzun bir süre geçmesine  rağmen devam ediyor. Bağış ücreti adı altında alınan ücretler hususunda   İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullara konuyla ilgili gönderdiği belgenin uygulanmadığı ve söz konusu mağduriyete kurumların sessiz kalması dikkat çekiyor. ATAŞEHİR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN SESSİZLİĞİ DİKKAT ÇEKİYOR İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından eğitim kurumlarına gönderilen resmi yazıda 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, 11 04.2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 30.03.2012 tarihli ve 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair kanun, 09.02.2012 tarihli ve 28199 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Aile Birliği Yönetmeliği, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 20/07/2011 tarih ve 2011/40 sayılı Genelgesi kapsamında açıklama yapılmıştı. "7 OKUL MARKAJ ALTINDA" Okul kenti olarak da anılan Ataşehir’de  özellikle yedi okulun adı kayıt ücretleri ve okul kaynak kitapları için istenilen rakamlarla eğitiminden ziyade "Bilginin ranta dönüştürüldüğü kurumlar" olarak anılıyor. Ataşehir'de bulunan ve bahsi geçen okullar  5 bin TL. ile 20 bin TL. arasında değişen ücretleri "kayıt" adı altında veya "okul ihtiyaçları" olarak velilerden Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gelen yazıya rağmen topluyor. Yine aynı okulların müfredat dışı kitap alma zorunluluğu koyması ve kitap ücretlerinin de fiyatının çok üstünde satılması Ataşehir halkını artık isyan ettiriyor. Eğitimin bir ülkenin can damarı olduğu gerçeğini hiçe sayan ve yakın gelecek nesillerin emanet edildiği kurumlarda yaşanılan tabloya karşı Ataşehir Milli Eğitim Müdürlüğü'nün sessizliği dikkat çekiyor. Şimdiye kadar veli tarafından yatırılmış olan kayıt ücretlerinde yaşanan skandalın bir başka yüzü de  şahıs hesabına yatırılması ve bu şahsın kim olduğuna dair velilerin bir bilgisinin olmaması... Elde edilen bilgilere göre bir bilgisayar firmasının sahibi olan şahsın hesabına veliler okul tarafından istenilen rakamı yatırıyor. Edinilen bilgiye göre şahsın Ak Parti ile bir bağlantısı olduğu konuşuluyor. Ataşehir’de yaşanılan eğitim skandalı üzerine  ilçede devletin en yetkili sözcülerinden biri olan  Ataşehir Ak Parti İlçe Başkanı Ahmet Özcan'ın fikirlerine başvurduk: Ataşehir'de bulunan okullarda yaşanılan kayıt ücreti skandalları hakkında nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz? “ Milli Eğitim ile kayıtlardan ötürü bize de bazı bilgiler geliyor. Okul kayıt ücretleri sadece Ataşehir'in değil, Türkiye'nin en büyük problemlerinden bir tanesi. Bu konuyla ilgili amaçladığımız proje herkesin kendi ikamet ettiği yerdeki okula gitmesi üzerine... Fakat maalesef bizim velilerimiz daha güzeli ve iyiyi amaçladığı için böyle bir sorun ortaya çıkıyor. Bunu çözmek için öncelikle eğitimdeki kaliteyi yükselteceğiz. Diğer taraftan yasalara uymayanlar için gereken  neyse o yapılır. Bize gelen okul şikayetleri için soruşturmalarımızı başlattık. İl Milli Eğitim nezdinde soruşturmalar yapılıyor. İspatlı gelen şikayetleri dikkate alıyoruz. “ Kayıt ücretlerinin, Ak Pati ile bağlantısı olduğu iddia edilen şahsın  hesabına yatırıldığı ile yine yenilenen okullarda da adı geçen şahsın kim olduğu hakkında bilginiz var mı? “Şahsın kim olduğunu bilmiyorum. İlk defa sizden duyuyorum, ama araştıracağım.” Ataşehir'de adı geçen yedi okulun halkı sömürdüğü iddiası var. 20 bin TL.’ye kadar çıkan kayıt ücretleri, okula ait spor salonlarının özel firmalara kiraya verilmesi, alım gücü olmayan velilere kaynak kitapların zorunlu kılınması gibi birçok haksızlık sizin de kulağınıza gelmiştir. “Milli Eğitim Bakanlığımızla bir görüşme içerisindeyiz. İlk görüşmemiz okul temizlik ihtiyacının bakanlığımız tarafından karşılanmasıydı. Ama şunu da söylemek gerekir. O okulların da bir şekilde dönmesi gerekiyor. Tabii bu hakkaniyet sınırları içerisinde olmalıdır.” Ataşehir'de eğitim söz konusu olduğunda öne çıkan bir başka konu ise kitap fuarı oluyor. Kitap fuarı  dernek üzerinden yürütülüyor. Bu yasal değil. Öğretmenlerin ve yetkililerin çocukları kitap alımına zorladıkları da söz konusu. “Üçüncüsü düzenlenen kitap fuarlarını doğru buluyorum. Daha önceki yıllarda hiç sıkıntı olmadı. Biz önce bu fuar için çocuklara kumbara dağıttık. Biriktirdikleri paralarla kitap fuarına gelip kitap satın almalarını sağladık. Hem para biriktirmeyi hem de biriktirdikleri parayla bir şey satın almayı öğrenmiş oldular. Dernek konusuna gelince sponsorun derneği üzerinden kitap şenliği yürütülüyor. “