67727924_2936122373126631_1199354030971682816_n

HAMİYET ARDIBATAN

Her geçen gün katlanarak büyüyen bir tehlike ile karşı karşıyayız.

Televizyonda, basında, sosyal medyada, dehşetle takip ettiğimiz kadın cinayetleriyle…

Erkek terörünü imrendiren dizilerle, meclisten geçen yasalarla, “iyi hal” indirimiyle serbest bırakılan katillerle organize bir kuşatma altındayız.

Erkek terörüne karşı, “an”lık tepkilerin, kınamaların ardından, bir yenisi gelene kadar, çabucak gündemin değiştiği, dikkatlerin dağıtıldığı, öleni suçlamak için cinsiyetçi nedenler aradığımız kadın cinayetleriyle…

Çocuklarımız  büyüdüğü zaman bugünlerin hesabını “Kadınlar ölürken sen ne yaptın?” diye soracakları kadın cinayetleriyle…

Ve şimdi tüm bu cinayetler, şiddetler, cinsel istismarlar yaşanırken; İstanbul Sözleşmesi’nin  fes edilmesiyle karşı karşıyayız. Zaman, mekan fark etmeksizin her kadının kendine has oto sansür uygulamak zorunda kaldığı bu dönemde hem de!...

Zaman zaman aynı yastığa koyduğu baştan, genini taşıdığından, sütünü içirdiğinden, işvereninden, bindiği minibüs şoföründen, alışveriş yaptığı market çalışanından tedirginlik vs. vs. duyarken hem de!..

KISACA NEYDİ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ?

Avrupa birliği tarafından kadına karşı şiddetin önlenmesi, karşı mücadele edilmesi, sıfır tolerans gösterilmesini hedefleyen İstanbul da imzaya açılan, 46 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan, Devlete şiddeti engelleme ve cezalandırma  sorumluluğu veren sözleşme.

Kadına karşı şiddetin hat safhaya ulaştığı günümüzde İstanbul Sözleşmesi’nin fes edilme girişimi, kadın haklarına karşı yapılan bir saldırıdır. İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkmak kadın cinayetlerini desteklemek demektir.

Biz kadınlar, şiddetin toplumsal bir sorun olduğunu, sosyal, kültürel ve ekonomik nedenlerden türediğini kabul eden, eğitimde, sosyal hayatta kadını teşvik eden, kadın istihdamını destekleyen politikaların üretilmesini istiyoruz. Kadına karşı şiddetin bu denli artmasına neden olan, adeta hayatı erkek tekeline indirgeyen ayrıştırıcı dili hayatın hiçbir alanında kabul etmiyoruz.

Kimsenin tarlası, kimsenin elinin kiri, kimsenin namusu değiliz!

Yaşam hakkı kutsaldır! 

Unutulmamalıdır ki; 

Şiddeti mağdur yerine   fail için kabullenen toplum suçlu toplumdur. 

Bu suça ortak olma!

İstanbul Sözleşmesi’ne dokunma!

6284’ü uygula

KADINI YAŞAT!

ATAŞEHİR'DE GÜNDEM