yarışma

 

Mimarlık Fakültesinden mezun olduktan sonra, çağımızın gençlerinin en büyük sorunu olan iş arayış sürecinde, boş vakitlerinde ortaya çıkardığı, ama içindeki hiçbir zaman durduramadığı üretme sevdasının büyük bir etkisiyle, ailesinin evinin arka bahçesinde oluşturduğu küçük atölyesinde başladı bütün çalışmalarına Mert Dincol. Her zaman bir alışkanlığı olan gazete, dergi, internet gibi çeşitli platformlarda gördüğü, kendisi ile bağdaştırdığı, üzerine çalışıp kendince geliştirebileceği, ilham verici olarak nitelendirdiği bütün ürünleri yıllar boyunca arşivledi. Bos zamanlarında ise arşivlediği bu çalışmaları birleştirerek hiç denenmemiş, belki de kimsenin dikkat etmediği detaylara dikkat ederek ahşap ürünlerini ortaya koymak için çalışmalara başladı.

Bir gün Facebook’ta karşısına çıkan ve Amerika pazarında satışta olan, pratik bir cam kesici ürünü görüp bunu satın alarak yeni tasarım fikirleri oluşturmak için çalışmalara başladı. Daha sonra bu cam kesiciyi tam anlamıyla kullanabilmek için aklına gelebilecek her fikri, her çeşit cam şişe üzerinde denemeye başladı. İlerleyen günlerde, her zaman ilgisini çeken, standartların dışında, daha çok endüstriyel tarzda çalışmaları uygulamak için çalışmalarına devam etti. Bunlardan biri şarap şişesi, zincirler, ahşap, Edison ampuller ve kancalar kullanarak oluşturduğu aydınlatma elemanı tasarımıydı. Bu noktada bahsetmek isterim ki Mert Dincol ’un hayat felsefelerinden kendince en çok önem verdiği “Geri dönüşüm” , “Doğaya Saygı” , “Tekrar kullanılabilecek ve amacı dışında kullanılabilecek malzemeleri seçmek” tasarım kararlarına yön veren en önemli etmenlerden biridir. Yaptığı bu aydınlatma tasarımı %100 geri dönüştürülebilir malzemelerden meydana gelmiştir. Örneğin kullandığı ahşap tabla daha önceden bir masa iken işlevini tamamlamış ve Mert tarafından yeniden işlenerek kendi tasarımına uygun hale gelmiştir. Bu sayede atık olarak düşündüğümüz birçok üründen veya malzemeden yaratıcı eller ve gözler ile birlikte neler ortaya çıkarılabileceğini de görmüş oluyoruz. Endüstriyel tarzda yaptığı çalışmalardan biri ise palet sehpa idi. Bir konteyner üzerinde paslı halde duran ve işlevini yitirmiş olarak karşısına çıkan döner tekerlekleri alarak üzerine, yakılmaya terk edilmiş bir ahşap taşıma paletini bulması ile ev ortamında rahatça kullanılabilecek, çok yönlü ve dayanıklı bir mobilya fikrini ortaya çıkarmış oldu. Bunlar Mert’ in tasarımlarından sadece bir kaçı.

Çocukluk yıllarını düşündüğümüzde Mert hiçbir zaman sessiz, sakin bir çocuk değildi. Her zaman hareketli, enerjik, üretken ve ailesi için uğraştırıcı bir çocukluğu oldu. Bana göre en ilginç özelliği ise 5 elementten biri, ateşe olan ilgisi ve ondan aldığı ilhamdı. İlerleyen yıllarda ateşe olan merakını, çevreci bakış açısı, bir mimar ve tasarımcı gözüyle birleştirerek ve diğer elementleri yani metal ve ağacı kullanarak oluşturduğu ürünlerini sergilemek için “Woodnlight” adi altında bir platform meydana getirdi. Adından da anlaşıldığı gibi ahşap ve ateşi, yani birbirine zıt iki materyali kullanarak ve yanıcı/parlayıcı özelliği çok yüksek olup tamamen zararsız ve dumansız, çevreci ve gelecek vadeden bir yakıt olan Bio Etanol (E85) kullanarak eşsiz mobilyalarını tasarlamaya başladı. İç mekan kullanımı odaklı olarak tasarladığı bu mobilyaları rahatlıkla dış mekanda da kullanmak mümkün. Özellikle kullandığı yakıtın avantajı herhangi bir şekilde insan sağlığına zararlı gazlar meydana getirmemesidir. Duman yaymayan ve koku oluşturmaması ise iç mekan kullanımında güven sorununu ortadan kaldırmaktadır.

Ayrıca belirtmek isterim ki, bir de Mert’ in benzersiz bir hayvan sevgisi var. Yaptığı çalışmalarda ve tasarımlarında hayvanlara olan sevgisini unutmayarak, onlar için de mobilyalar üretmekte ve bu mobilyaları oluştururken de kendi felsefesinden vazgeçmeyerek %100 geri dönüştürülebilir ya da atık malzemeler ile tasarladığı pet mobilyaları mevcut. Tasarımları evcil hayvanlar için ergonomik, modern ve ilgi çekici.

Genç girişimci, ilerleyen yıllarda çalışmalarına yurt dışında devam ederek ülkesini başarılı bir şekilde temsil etmeyi düşünüyor. Şu ana kadar Brooklyn, New York’ ta yaptığı çeşitli çalışmalar, stajlar ve iş birlikleri ile ortaya çıkardığı ürünler ile bizim saygımızı ve takdirimizi fazlasıyla kazandı. Bizleri ilk bakışta etkileyen “Woodnlight” ürünlerinin yurtdışında ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine şüphemiz yok. Ülkemiz dışında yapılan çalışmaları takip edip, farklı teknikleri ve teknolojileri deneyimleyerek ülkesine katkı sağlamak istiyor genç tasarımcı. Kendini geliştirmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini belirten sevgili Mert Dincol umarız ilerleyen yıllarda yaptığı çalışmalar ve başarılarıyla kendinden genç nesillere örnek olan ve yol gösteren bir birey olacak.

Unutmadan belirtmek isterim ki, Woodnlight websitesi ve Instagram hesabı üzerinden istediğiniz ölçülerde ve özelliklerde ürün siparişi yapabiliyorsunuz.