sdsad

 

 

Yeniden Refah Partisi’nin Ataşehir’de kurulan ilçe binasında Yeniden Refah Partisi Ataşehir İlçe Başkanı Serkan Yiğit ve yönetim kadrosu basınla bir araya geldi.  İstanbul sözleşmesine karşı olduklarını dile getirdikleri toplantıda Yiğit, İstanbul sözleşmesine “dinamit” benzetmesi yaptı. 

 

Yeniden Refah Partisi’nin İstanbul sözleşmesi üzerine düzenlediği toplantıda  LGBT derneklerinin İstanbul sözleşmesinden güç alarak yasallaşmasının aile kavramına zarar verebileceğinin üzerinde durdu.

 

 

“ALLAH BİZE ESKİ MİLLİ GÖRÜŞ HEYECANINI YAŞATTI”

 

İstanbul sözleşmesi için imza kampanyası hazırlığına girdiklerini açıklayan Yeniden Refah Partisi Ataşehir İlçe Başkanı Serkan Yiğit konuşmasında şunları söyledi: “Yeniden Refah Partisi  genel merkezi bildiğiniz gibi 23 Kasım 2018’de Ankara’da kuruldu. Ataşehir ilçe binamızı 6 Şubat kurucular kurulu tarafından kurmuş ve bugün de faaliyet geçmiş bulunuyoruz. 21 Mart tarihinde ilçe kongremizi gerçekleştirdik ve İstanbul il kongremizi de 28 Nisan 2018’de yaklaşık 24 bin kişilik bir katılımla Avrupa’nın en büyük spor salonlarından biri olan Sinan Erdem Spor Salonu’nda icra ettik. Allah bize eski milli görüş heyecanını  yaşattı." 

 

 

 

 

 

 

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ  BİR DİNAMİTTİR”

 

“Malumunuz üzere Yeniden Refah Partisi, İstanbul İl Kadın Kolları tarafından  başlatılan, İstanbul sözleşmesi olarak anılan Nisan 2011’de hükümet tarafından imzalanan, kadın hakkıyla başlayan ve çok masum gösterilmeye çalışılan sözleşme mevcut. Öncelikle İstanbul sözleşmesi nedir? Özellikle toplumumuzun en temel taşı olan ailemizi oluşturan kadın ve erkek arasında kurulmuş olan bizim ifademizle İstanbul sözleşmesi  bir dinamittir. Saatli bombadır. Bunu daha açık ifade etmek gerekirse Bulgaristan gibi Hristiyan devlet bu sözleşmeyi örf ve ananevilerine uymuyor diye ret ederken bugün o tarihte o sözleşmeyi imzalayan ülkelerden birisi de Türkiye’dir.”

 

 

 

 

“ZİNANIN MEŞRULAŞTIRILDIĞINI AÇIKLAYAN BİR SÖZLEŞME”

 

"Bülten itibariyle bakmış olduğumuz sözleşmede,  kadın haklarını koruma adı altında bir isim konulsa da detaya baktığımızda toplumuzda üreme olmaksızın cinsel birlikteliğin söz konusu olabileceği yani zinanın meşrulaştırıldığını açıklayan bir sözleşme. Bu sözleşmede  toplumumuzda üçüncü bir cinsi oluşturma çabası var. Erkekle erkeğin, kadınla kadının birlikteliğini yasal ve meşru kılan resmi dayanakta bunun suç olmasını çıkaran İstanbul sözleşmesidir. Ancak burada kadın ve erkeğin üreme olmaksızın birlikteliğin adı altında yapmış olduğu resmileştirilirken, oluşturulmaya çalışılan üçüncü cinsin ilerleyen yıllarda bu şekilde çocuk sahibi olabileceği dokunuşları mevcuttur. Bu unsurlardan dolayı Yeniden Refah Partisi olarak bir imza kampanyası düzenlemekteyiz. Bu imza kampanyası kavramında sözleşmeden haberdar olmayan milyonlarca vatandaşımızı da haberdar etmektir amacımız."

 

 

 

 

 

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN SUÇ ARTTIRMA EYLEMİNDE OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

 

 “İstanbul sözleşmesinin suç arttırma eyleminde olduğunu görüyoruz.  Sayısız kadın cinayeti işlenirken İstanbul sözleşmesinin ne tarafa hizmet ettiğini görmemiz gerekir. Bugün LGBT diye bir dernek kuruldu. 10 binlerce insan yürüyüşe geçiyor.  Bunu bir resmi bir organizasyon şeklinde yapabilmelerinin sebebi İstanbul sözleşmesidir. Dernek kurma birlikte hareket etme hali yasal hali İstanbul sözleşmesinin eseridir. Daha önce bu insanlar yok muydu? Vardı elbette ama bu sözleşmeden önce bu kadar ulusal medyanın da desteğini alarak hareket edilmiyordu. Avrupa’dan da bu derneklerin fonladığını biliyoruz. Bu tür dernekler aile kavramımıza zarar vermektedir.” dedi.