gnbfh

7 yıl önceki sosyal medya paylaşımları nedeniyle 17 yıla kadar hapis cezası ile yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı.  Kaftancıoğlu’na “Cumhurbaşkanına hakaret, Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama, halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek ve terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından 17 yıl hapis istemiyle açılan davanın ikinci duruşmasında Kaftancıoğlu’nu  CHP'liler ve sanatçılar adliye önüne gelerek yalnız bırakmadılar.

“ZAMANLAMA MANİDAR”

İkinci duruşmanın yaşandığı Çağlayan Adliyesi’nde CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu mahkemedeki savunmasında şu sözlere yer verdi: “ Ne ilginçtir  ki 13 Ocak 2018’de  il başkanı seçiliyorum. 15 Ocak 2018’de  soruşturma başlıyor.  Aynı gün Cumhurbaşkanı şikayetçi oluyor. 7 yıl önce önemli pozisyondayken suç unsuru bulunmuyorken (!) il başkanı olduğumda paylaşımlarımın suç unsuru olması dikkat çekici ve  zamanlama “manidar” dedirtiyor. Tam bir yıl sonra 22 mayıs 2019'da İBB seçimleri iptal edilmiş, ikinci seçime gidilirken, benim de basından öğrendiğim şekilde iddianame oluşturuluyor. “

“Suç unsuru top tüfek değil tweet kabul ediliyor”

Kaftancıoğlu’nun iddianame oluşturulması iddiasına hakim savunmasını keserek cevap vermesi üzerine Canan Kaftancıoğlu “Düşüncelerimi ifade etmem en temel hakkımdır takdir edersiniz ki sosyal medya adı üstünde sosyal bir alan o anın refleksiyle tepkş verilen bir alan...” diyerek savunmasına devam etti. Kaftancıoğlu: “Yıllar öncesine ait tweetlerimin cımbızlanması manidar buluyorum. Suç unsuru top tüfek değil tweet kabul ediliyor.  Cumhurbaşkanı andı incelendiğinde Cumhurbaşkanının tarafsız olacağı Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağına yemin ettiği aşikârdır.

 

 

 

“Mustafa kemal’in oturduğu bir makama hakaret etmem”

 

“Cumhurbaşkanının tarafsız haraket etmediği kendi ifadeleriyle aşikârdır.  Cumhurbaşkanına hakaret etmedim etmem de... Mustafa Kemal’in oturduğu bir makama hakaret etmem. Devletin bütün kaynaklarını peşkeş çektikleri bir dönemde psikolojik nevrotik bozukluk teşhisi konulan fetöye meczup dememin Cumhurbaşkanına  hakaretle ne alaksı var? Attığım tweetler yüzünden zaten tazminat davası açtı Cumhurbaşkanı... Eğer suç unsuru varsa zaten tazmin edecektir. Paylaşımlarım onun makamına değildi AK Parti genel başkanı sıfatıyla yaptığı ideolojik kamplaştırıcı kutuplaştırıcı siyasetine karşı ifade özgürlüğümü kullandım.”

“hiçbir kamu görevlisine hakaret etmem”

 

“Ben Anadolu’nun küçük bir köyünde öğretmenlik görevi yapmış birinin kızı olarak hiçbir kamu görevlisine hakaret etmem. Berkin Elvan’ın çocuk yaşta hayatının elinden alınmasının, Hrant Dink’in katledilmesini, yüksek sesle ifade etmem çoğulcu demokrasiyi savunmamdan. Kadınların ne giyip ne giymeyeceğine karışılmasına sessiz kalmam ne bir kadın olarak be bir kız çocuğu olarak ne de bir CHP’li olarak beklenmesin.”

“Kin ve düşmanlığa teşvik etmek en komik suçlama”

“ Devletin itibarsızlaştırılmasını ve uluslarası alanda küçük düşürülmemesi için eleştiri yaptım devleti aşağılamadım. Vatandaşa karşı sorumluluğu olanlar devlete karşı da sorumludur. Bu yüzden soruşturulması ve yargılanması gereken ben değil biraz önce ifade ettiğim kişilerdir. Siyasi cinayetlerin açığa çıkırılmaması, Berkin Elvan’ın katillerinin bulunanamamasının her türlü batağa batan bakanların eleştirilmesi suç unsuru kabul edilemez. İdeolojik kışkırtmayla sokaklarda örgütlenenleri ifade etmem ifade özgürlüğü kapsamındadır.  Kin ve düşmanlığa teşvik etmek en komik suçlama...

“darbeye giden taşları döşeyenler suçludur”

“ Bir yaşam hakkı savunucusu olarak tekbir getirerek dahi olsa bir insanın canının elinden alınması savunulamaz. Tarafımızdan yapılan uyarılara rağmen darbeye giden taşları döşeyenler suçludur ve hesap vermelidir. Ağır kin ve tahrik hangi unsurlarda vardır tweetleirmde? Hayatımın her alanında yaşamı ve yaşatmayı savundum. Ölümü kutsayarak yaşam hakkını gasp edenlere karşı ömrüm boyunca mücadele ettim, etmeye devam edeceğim. Terör örgütü propagandası yaptığıma yönelik suçlamalara Aziz Nesin’in dediği gibi acı acı gülüyorum. Bu söylemlerimin hepsi ifade özgürlüğü kapsamındadır. Nazım Hikmet şiiri okudu için Erdoğan’a nasıl komünist diyemezsek;  benim de tweetleirmden ötürü terör örgütü propagandası yaptığım söylenemez! Ağır ceza kapsamına alınsın diye yaratılan bir suçlama olduğunu biliyorum. İfade özgürlüğü hakkı herkese eşit uygulanmalıdır.”

 

Mütalasını sunan savcı ise Kaftancıoğlu'nun tüm suçlamalardan cezalandırılmasını istedi. Duruşma 6 Eylül'e ertelendi.

Duruşma sonrası Çağlayan Adliye binası önüne kurulan platformda kalabalığa okuduğu Nazım Hikmet şiiriyle yaşadıklarını özetleyen Kaftancıoğlu “bunu okumazsam ekisk kalır dedi ve şudizeleri paylaştı:  “Sen çıkmadın çıkardılar karşıma seni/ Sen bu kavgada bir nokta bile değil/ Bir küçük eğri virgül/ Bir zavallı vesilesin/ Sen de bilirsin ki, adetim değildir bir posta tatarına / bir emir kuluna sövmek/ Efendisine kızıp, uşağını dövmek!