jhşholı

 

 

Ataşehir’de Gündem gazetesi İmtiyaz Sahibi Himmet Kaya, hakkında yapılmaya çalışılan karalama kampanyasına karşı sosyal medyada canlı yayın gerçekleştirdi. 

20 yıldır gazetecilik yapan ve Ataşehir ilçe olduğundan bugüne kadar Ataşehir’de Gündem gazetesini çıkaran Himmet Kaya, gerek gazetecilik kimliğiyle, gerek CHP örgüt üyesi olarak, gerekse sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı çalışmalarla yıllardır Ataşehir’e ve Ataşehirli’ye hizmet ediyor. 

 

 

Yaptığı çalışmalarla birçok sosyal yardımları sağlayan ve gazeteci olarak halkın mağduriyetini sayfalarına taşıyan,  kamuoyu yaratan Kaya, uzun zamandır kendisine uygulanan mobbinge artık seyirci kalmama kararı alarak yaşanılanları gün yüzüne çıkarıyor. 

 

Yakın geçmiş zamanda psikolojik terörlerine bir yenisini ekleyenlerin arasında yer alan ve Himmet Kaya hakkında “güvensizlik” politikasını hem mesleki hem de sosyal çevresine yaymaya çalışan Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü Zeynep Çetinkaya, Himmet Kaya’nın 18 Eylül Çarşamba günü gerçekleştirdiği canlı yayınının konusuydu. 

 

Zeynep Çetinkaya’nın özellikle yerel gazetecileri hiçe sayma politikasını uzun zamandır devam ettirmesiyle birlikte,  ulusal medya ile de belediyeye hiçbir katkısının olmadığının konuşulduğu programda, Çetinkaya’nın yakın geçmiş zamanda Ataşehir Belediye Meclisi’nde de konu olan Ataşehir Ekspres Dergisi’ne harcanan yüksek meblağlı  dergisi de Himmet Kaya’nın dikkat çektiği noktalar arasındaydı.  

 

Zeynep Çetinkaya’nın kendi çalışma arkadaşlarına uyguladığı baskıya Himmet Kaya’nın ismini kullanarak personeli ‘işten çıkartmakla’ tehdit etmesi Kaya’nın canlı yayın programının ana konusuydu. 

 

Mesleklerin unutulduğu ve egoların yarıştığı belediye binasında kişilerin yetersizliklerini örtbas etmek için başka şahısların isimlerini kullanmasının, bu şekilde o insanları zan altında bırakmasının kimsenin hakkı ve haddi olmadığını dile getiren Kaya “Benim adımı anarak tehdit ettiğin kişiler CHP'nin pırıl prıl çocuklarıdır. Kimsenin ekmeğiyle bu şekilde oynanması doğru değildir. Kaldı ki, oradaki insanlar Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş emekçi insanlardır.” dedi. 

 

Ayrıca Kaya Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü Zeynep Çetinkaya’nın mesai arkadaşlarına göstermiş olduğu baskıya şu yorumu yaptı: “Bu ülkede en çok baskı gören maalesef ki kadınlar. Kadınlara uygulanan bu baskılara son vermeye çalışmak için sokaklarda meydanlarda yapılabilecekler için çözüm üretmek yerine, bu baskıyı bir kadın olarak başkalarına uygulaman ne denli doğru? Baskının ve psikolojik şiddetin ülkemizde nasıl yaralar açtığını gören bir kadın olarak bu yaptığın doğru mu?” şeklinde konuştu. 

 

 

Himmet Kaya’nın yaklaşık 30 dakika süren canlı yayınındaki konuşmasından bazı satır başları şöyleydi:

“ Zeynep Çetinkaya kendi kadrosuna güvenmeyip herkese şüphe ile yaklaşmasını enteresan buluyorum. Bağlı bulunduğu Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir’e oklarını yöneltmeli. Kalender Özdemir’in çok uzun zamandır bana karşı uyguladığı sözsüz engellerin sebebini bilemiyorum. Acaba beni, kendine rakip mi görüyor? Kendisinin yıllar önce  bir gazeteciyle anlaşıp hakkımda aleyhte  yazı yazdırdığını mı söyleyeyim? Yoksa seçim zamanı Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin basın danışmanlığını yapan bana tam da  seçim zamanı CHP ve adayına verebileceği zararı umursamadan  hakkımda yine karalama politikasını bırakın aileme dil uzatacak kadar yazı yazan kişinin o günlerde Kalender Özdemir’in odasında ne işi olduğunu mu sorayım?”

 

 

(Kalender Özdemir - Yekta Yaktı)

 

Ben Zeynep Çetinkaya hakkında canlı yayınım öncesi bir köşe yazısı yazdığımda bana gelen yorumlar içinde bir kişinin yorumu çok dikkatimi çekti. Cafer Özilhan’ın… Akrabalarının isimleriyle belediyeye gelmiş ve yatıp uyumaktan başka bir eylem gerçekleştirememiş, sonunda da kovulmuş birinin yaptığı yorum. Bana yaptığı yorum sonrasında kendisini arayıp konuşmak istediğimi söylediğimde ‘hiç müsait değilim’ deyip hemen ardından fersah fersah mesaj atan Cafer Özilhan. ‘Şuan bahsettiğin müdür bana mesaj attı Himmet Bey, onun derdi benimle değil dedi' diyen Cafer Özilhan’ın.”